Danıştay’a Rağmen Yine Kazandık!
AHESEN, Danıştay kararlarına rağmen İstanbul Tuzla’daki üyesinin sendikal iş bırakma kaynaklı ücret kesintisinin iadesi davasını kazandı.
16 Temmuz 2020

Haberler
16 Temmuz 2020
2 dk okuma
Paylaş:
İş kazalarında Avrupa’da birinci dünyada üçüncü sırada olan Türkiye’de çalışan işçilerin %80 den fazlası, 50’nin altında işçi çalıştıran iş yerlerindedir ve iş kazalarının büyük bir çoğunluğu bu…
İş kazalarında Avrupa’da birinci dünyada üçüncü sırada olan Türkiye’de çalışan işçilerin %80 den fazlası, 50’nin altında işçi çalıştıran iş yerlerindedir ve iş kazalarının büyük bir çoğunluğu bu işletmelerde ortaya çıkmaktadır . 50 kişinin altında çalışan iş yerlerinde, iş yeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı çalışmaması yüksek iş kazası oranının tesadüf olmadığının göstergesidir.
2012 yılında resmi gazete yayınlanan , ancak 2014 Ocak‘ta yürürlüğe girmesi planlanan 6331 sayılı kanun defalarca ertelenmiş ve milad olarak temmuz 2020 belirlenmiştir. 1 Temmuz itibari ile, çalışan kişi sayısı ayırt etmeksizin tüm iş yerlerine iş yeri hekimi ve iş güvenliğini uzmanını bulundurulması zorunlu hale getirilmiştir. “Nihayet gereği yapıldı” derken apar topar bir düzenleme ile yasa maalesef dört yıl daha ötelenmiştir.
İçerisinde bulunduğumuz tablo açıktır, nettir. Bir an önce yapısal ve idari önlemlerin alınmasının zorunlu kılmaktadır. Ötelemek, sorunu yok saymak, işçi sağlığını , iş barışını ve üretimi tehlikeye atmaktır. İlk yapılması gereken 6331 sayılı kanunun tüm maddelerini uygulamaktır. Sayı sınırlaması olmaksızın, iş yeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı çalıştırma zorunluluğunu yürürlüğe koymaktır.
Kanunun uygulanmasının ötelemesi ile iş kazası anlamında yine en ön saflarda olmamız kaçınılmazdır. Ötelemenin tek mantığı, finansal yetersizliktir. Sosyal devlet, çalışan sağlığından birinci derecede sorumludur ve çalışanlarını korumak adına bu işletmelere finansal destek verip, kanunun yürürlüğe girmesini sağlamalıdır.
Eskiye dönüş ile birlikte, 50 kişiden az çalışanı olan ve az tehlikeli iş yerleri için işe giriş raporlarının, aile hekimlerinden alınması yönlendirmeleri devam edecektir. İş yerini görmeden, işin çalışan sağlığına etkisinin tespiti mümkün değildir. İşin niteliğine göre bir çok tetkik ve görüntüleme yöntemlerinin gerekliliği de aşikardır. İşin insan sağlığına etkilerini ortaya koyacak ileri tetkik ve tedavileri yapmayan hiçbir raporlama amacına uygun değildir . Tıbbı gereklilik yanında hukuki gereklilik de , iş yerini görmeden ve ileri tetkik ve görüntüleme yöntemlerini kullanmadan verilen raporları usule uygun bulmamaktadır. Nitekim bir çok mahkeme kararı, iş yerini görmeden verilen raporları usulsüz olarak değerlendirmekte ve hem raporu veren hekim, hem de iş yeri sahibi hukuki yaptırımlara maruz kalmaktadır.
İşe giriş raporu dosyada bulundurulması gereken bir kağıt parçası değildir .
İş yerini görmeksizin, gerekli tetkik ve görüntüleme yapılmaksızın belge düzenlemek, aile hekimlerinin görevi değildir.
“İş bu raporları Aile hekimleri verebilir” diye mevzuatın herhangi bir yerine koymak, gerekli koşullar sağlanamıyorsa hükümsüzdür.
6331 sayılı kanun ertelenmesine son verilmelidir!!!
İş sağlığını korumak ve iş kazalarındaki kötü şöhretimizin bir an önce önüne geçmek adına; tüm iş yerlerinde iş yeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı bulundurulmalı , finansal aksaklıklar için sosyal devlet gereği iş yeri sahiplerine ekonomik destek verilmeli , aile hekimleri ilgili iş yerleri sözleşme imzalayarak iş yeri hekimliği hizmeti vermelidir.
AHESEN YÖNETİM KURULU

AHESEN, Danıştay kararlarına rağmen İstanbul Tuzla’daki üyesinin sendikal iş bırakma kaynaklı ücret kesintisinin iadesi davasını kazandı.
İŞ BIRAKMA SONRASI SÜREÇTE İZLENECEK ALGORİTMA1- İlk olarak gerek soruşturma gerek Grup düşümü veya başka bir hususta ifade istenildiğinde sitemizde bilgi (ifade) dilekçemiz verilecek ve idarenin buna cevaben yapacağı bir işlem beklenecek2- Disiplin soruşturması açılırsa disiplin savunma yazısı verilecek3- Esnek mesai ya da Grup düşümünün yapıldığı yönünde yazı gelmesi hainde Grup düşümüne itiraz yazısı verilecek ve cevap gelince ya da 30 gün geçmesine rağmen cevap gelmezse durum derhal Hukuk Komisyonuna bildirilecek ve Grup düşümünün iptali için dava açılacak.4- Grup düşümü yapılan üyelerimiz 15 gün bekledikten sonra bu süreçten ayrı olarak herhangi bir hak kaybı yaşamamak adına yeniden gruplandırma başvurusu yapabilirler5- Grup düşümü için itiraz eden üyelerimizin, Grup düşümü öncesi mesailerini devam ettirmeleri lehimizedir. Grup düşümünü kabul etmediğimiz için aynı şekilde devam edilmelidir.6- Maaş bordrolarında kesinti olan üyelerimiz kesinti miktarını hesaplayıp “Ücret Kesintisi İtiraz Dilekçesi” verebilirler. Bu dilekçelerin verilmesinden itibaren 30 gün sonra bordroların mutlaka Hukuk Komisyonuna gönderilmesi gerekmektedir.7- Maaşında düşüklük olduğunu düşünen üyelerimiz “Maaşın Yeniden Hesaplanması Talep Yazısı”nı mutemetliklere verebilirler. Bunu takiben 30 gün içinde gelmesi beklenen yanıtı Hukuk Başvuru modülünden cevabı iletebilir ya da Hukuk Komisyonumuzla iletişime geçebilirler.8 – Bordrosunda çalışılan gün sayısı eylem nedeniyle eksik görünenler Ücret Kesintisi İtiraz Yazısını; Bordrosuna ulaşamayan arkadaşlar “Maaşın Yeniden Hesaplanması Talep Yazısı”nı mutemetliklere vermelidir.Disiplin işlemleri, Grup Düşümü ve Ücret Kesintisi için gerekli tüm yazı ve dilekçe örneklerini aşağıdan indirebilirsiniz.Grup Düşümü İtiraz YazısıGrup Düşümü İçin İfade Yazısı Örneği5-6-7 Kasım İş Bırakma İfade Örneği2-6 Aralık İş Bırakma İfade ÖrneğiMaasın Yeniden Hesaplaması Talep Yazısı
AHESEN, 6-10 Ocak 2025 tarihlerinde iş bırakma kararı aldı.
AHESEN, iş bırakma eylemlerine yönelik grup düşürme işlemleri için ifade ve itiraz yazısı örneklerini web sitesinde paylaştı.

