Güncel Akış

325
15 HAZİRAN’DA İŞ BIRAKIYORUZ!
AHESEN olarak; daha önce paydaşımız sendika ve derneklerle beraber 30Haziran- 1 Temmuz 2022 tarihlerinde 2 günlük iş bırakma kararı almıştık. Bu iş bırakma eyleminin öncesinde bir tarihte yapılacak 1 günlük iş bırakma eyleminin mücadele de katkısı olmayacağı şeklinde görüşümüzü diğer sendika ve derneklere ilettik. Gelinen noktada mücadele birlikteliğini korumak ve katılım sağlamak isteyen üyelerimize sendikal koruyuculuk sağlamak adına 15/06/2022 tarihinde 1 günlük “İş Bırakma” kararı almış bulunmaktayız.
İçeriği İncele

326
15 HAZİRAN BİR GÜN, 30 HAZİRAN – 1 TEMMUZ İKİ GÜN İŞ BIRAKIYORUZ!
CEZA YÖNETMELİĞİNİN YILDÖNÜMÜNDE 15 HAZİRAN’DA 1 GÜN; 30 HAZİRAN- 1 TEMMUZ 2 GÜN İŞ BIRAKIYORUZ! İŞ BIRAKMA 15 HAZİRAN 2022
İçeriği İncele

327
15 Haziran 2022 Tarihli İş Bırakma Kararı
30 Haziran 2021 tarihinde 31527 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 1 Temmuz 2021 tarihinde yürürlüğe giren Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği, aile hekimliği çalışanlarının özlük haklarında önemli kayıplara neden olmuştur.Bu kayıplar yalnızca aile hekimliği uygulamasıyla sınırlı kalmamış; sağlık sistemindeki hekim, ebe, hemşire ve tüm sağlık emekçilerini yoksulluk ve açlık sınırının altında ücretle çalışmaya mahkûm etmiş, iş güvencesini ortadan kaldırmış ve sağlıkta şiddet sorununa çözüm getirmemiştir. Uygunsuz koşullardaki hizmet sunumu hem çalışanlara hem de halkımıza zarar verir hale gelmiştir.Hakediş kayıplarımızın karşılanması ve insanca yaşam koşullarını sağlayacak bir ücretlendirme için ceza yönetmeliğinin kaldırılarak paydaş sivil toplum kuruluşlarıyla yeniden yazılması amacıyla sesimizi duyurmak üzere, Sendika Yönetim Kurulumuz 67 sayılı kararla 15 Haziran 2022 tarihinde 1 (bir) günlük iş bırakma kararı almıştır.15 HAZİRAN 2022 İŞ BIRAKMA KARARINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
İçeriği İncele

328
AHESEN OLARAK BASIN AÇIKLAMASINDAYDIK
Aile hekimi ve diğer sağlık çalışanlarının katılımıyla Kadıköy’de yapılan basın açıklamasına AHESEN olarak biz de katıldık. Yapılan ortak açıklamada şöyle denildi: Aile hekimleri Dernekleri Federasyonu %90’ın üzerindeki kapsayıcılık oranı ile Türkiye’deki Aile Hekimlerinin en önemli temsilcisi olarak gerekli gördüğü durumlarda sistemin aksaklıkları konusunda bürokrasiyi uyarma konusunda tam yetkilidir. Yine AHEF birlikte ortak mücadele yürüttüğü sivil toplum kuruluşu oda, dernek ve sendikalar ile ortak platformlarda sağlık sisteminin esas sorunlarına yönelik mücadeleye devam etmektedir. Bugün aramızda olan AHESEN, ASEF, BDS, GENEL SAĞLIK İŞ, İSTAHED sendika, federasyon, dernek temsilcileri ve üyeleri ile haksızlıklara karşı bıkmadan tükenmeden haykıracağız. 2021 yılı haziran ayından itibaren Aile Hekimliği Disiplinini bilmeyen bazı bakanlık bürokratlarının, hukukçu kisvesi altında çıkarmış oldukları Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme yönetmeliği ile yeni bir sürece girmiştir. Yönetmelik; sözlük anlamının neredeyse tam karşıtı olacak şekilde yönetmekten çok yeni sorunlar çıkarmayı hedeflemektedir. Bu yönetmeliği tanzim edenlerin ülkemizi Sağlıkta gelişmişlik ölçütleri açısından hızla üst basamaklara taşıyan, sağlık ordumuz içerisindeki %5’lik personel sayısı ve bütçeden ayrılan cüzi bir pay ile poliklinik hizmetlerinin %41’ini karşılamayı başaran Aile Hekimliği Modeli ile bir sorununun olduğu aşikardır. LİYAKAT SAHİBİ BÜROKRATLARI MUMLA ARIYORUZ; Art niyetin yetersiz kapasite ile birleşmesi sonucunda ise mevzuat hiyerarşisine tamamen aykırı olacak şekilde gerek Ulusal Anayasa ve Kanunlar ve gerekse de uluslararası sözleşmelerle çelişen ucube bir yönetmeliğin ortaya çıkması kaçınılmaz olmuştur. Yakın zamana kadar bu yönetmeliğin geri çekilmesi için verdiğimiz mücadelenin Sağlık Bakanlığı tarafından görmezden gelinmesine bir anlamlı tepki de Danıştay’dan gelmiştir. Danıştay, başvurumuz üzerine, yönetmeliğin sistem içerisindeki mesai arkadaşlarımız aleyhine cezai yaptırımlarını düzenleyen maddelerini Anayasaya aykırılık gerekçesi ile Anayasa Mahkemesine taşıma kararı almıştır. Sağlık Bakanlığının Aile Hekimliği ile ilgili mevzuat düzenleme yetkisine sahip bürokratlarına buradan bir kez daha seslenmek istiyoruz. “Bulunduğunuz konumun asıl amacı ülkedeki sağlık hizmetini bir adım daha ileriye taşımak, sağlık hizmetlerini sosyalleştirmektir! Aile hekimlerine nasıl ceza verebilirim anlayışı ile düzenlenen yönetmelik bu amaca açık bir şekilde muhalefet etmektedir.!” Bir diğer önemli gündem maddemiz ise “sağlıkta şiddet” sorunsalı. SAĞLIKTA ŞİDDETİN SORUMLUSU BUNU BİZE REVA GÖREN BÜROKRATLARDIR; Neden biz hekim ve diğer sağlık personelinin 15 yılı aşkın süredir talep ettiği 2 satırlık bir yasal düzenlemenin meclis gündemine bir türlü gelemediğini anlamakta zorlanıyoruz. Hem de bu ülkede yılda ortalama 10 kez değişen kanun maddeleri var iken. Hem de her tıp bayramında bize bunun müjdesi veriliyor iken. Bu vesile il şunu da hatırlatmak isteriz ki tüm hekimler ve sağlık profesyonellerini korumaya yönelik yapılacak bir düzenleme devlet adına bizlere verilecek bir müjde olmaktan çok bir yükümlülüktür, görevdir. Anayasamızın 49. maddesinde “Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları korumak, çalışmayı desteklemek ve işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak için gerekli tedbirleri alır.” İfadesi yer almaktadır. Bu ifadeye rağmen yetkililer bir türlü yapmadıkları mevzuat düzenlemesi ile Ersin Arslan’ı, Fikret Hacıosman’ı, Kâmil Furtun’u ve daha nice arkadaşımızı koruyamamış, asli görevlerini yerine getirmemişlerdir. Sağlıkta şiddet neden ile hayatını kaybeden, yaralanan her meslektaşımızın asil kanı, bile isteye kanuni düzenlemeyi yapmayanlarım ellerine bulaşmış vaziyettedir. Hekim arkadaşlarımızın düşük motivasyonunun bir diğer önemli sebebi ise içinde bulundukları ekonomik koşullardır. BİZLER HEKİMİZ KENDİNİZE GELİNİZ; Yine bu yıl 14 Mart’ta, Aile Hekimlerinin temel ücretlerinde artış sözü bizzat Cumhurbaşkanı tarafından verilmiş, 2 ay gibi bir süre geçmiş, ancak bizlere yansıyan bir düzenleme olmamıştır. Yıllardır 14 Mart’ta sadece 1 günlüğüne hatırlanıp, hekimliğin öneminden bahsedilip, vaatler sıralandıktan sonra kapanış aşamasına geçme ritüelleri artık can sıkıcı olmaya başlamıştır. Sizlerin bizi hatırlamış gibi yapması, vaatlerle kandırmaya çalışması, bir dakikalığına balkonlara çıkıp alkışlaması sizin içten içe yanan vicdanlarınızı bir nebze olsun soğutuyor olabilir. Ancak bilin ki bizi bu tavırlarınız, bize verdiğiniz sözleri tutmayışınızdan daha çok incitiyor. Hekimler ve tüm sağlık profesyonelleri adına bizler hak arama mücadelemize hız kesmeden devam edeceğiz. Artık tutacağınıza hiç inanmasak da verdiğiniz sözleri hatırlatacağız. Antidemokratik mevzuatlarınıza kararlılıkla karşı çıkacağız. TEK İSTEDİĞİMİZ DEMOKRATİK BİR YAKLAŞIM; Ülkemizin sağlıklı yarınlara ulaşacağına ilişkin ümidimiz hiç azalmadan devam edecek. Ve bizler bu uğurda elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz.
İçeriği İncele

329
AHESEN’DEN AÇIKLAMA
Aile Hekimliği uygulaması ve Aile Hekimliği çalışanlarının özlük hakları için, AHESEN bugüne değin her türlü etkinliğin içerisinde yer almıştır. Sorunların çözümü için öncelikle diyalog, sonrasında hukuk ve tüm kanalların tıkandığı durumlarda da hiç bir şeyden çekinmeden eylem kararları almış ve bunları da en iyi şekilde uygulamaya koymuştur. Sendikamız mücadelenin hep birlikte daha güçlü olacağı inancıyla öncelikle paydaşımız olan sendika ve derneklerle birlikte oluşturulan platformlarda yer almış olup platformlarda ortak eylem, etkinlik önerilerinin çıkmasında ve uygulamasında gerekli hassasiyeti göstermiştir. Hep birlikte kurulan, birlikte hareket etme önceliği bulunan ortak çalışma platformunda bulunduğu halde tek başına eylem kararı alarak birlik ruhuna aykırı bir yöntem izleyen hiçbir sivil toplum kuruluşunun eylem kararına sendikamız destek vermemiştir. Sendikamız, Platformların ortak aldığı eylem kararlarında ise büyük rol oynamış, büyük emek koymuş, eylemlerin ve iş bırakma kararlarının başarılı olması için her zaman gereğini yapmıştır. Yaşanan son süreçte Aile Hekimliği Dernekleri Federasyonu’nun (AHEF) organizasyonu ile kurulan D.O.S.T Platformu içerisinde ortak eylem ve etkinlik planları görüşülürken maalesef bazı sendikalar çalışma grubunun bilgisi dışında eylem kararı açıklamışlardır. Böyle yaklaşımları kabul etmediğimizi defalarca gerek deklarasyonlarla gerekse sözel olarak her platformda açıkladık. Gelinen son noktada ise ortak platformda istişare etmeden eylem kararı alan sendikalarla eylem ve iş bırakmanın uygulanışı konusunda aramızda derin farklılıkların olduğu da ortaya çıkmıştır. Aile Hekimliği Çalışanları bugüne değin iş bırakma eylemini gerçek şekliyle uygulamışlar, poliklinik dahil herhangi bir sağlık hizmeti sunmayarak, hatta iş yerlerinde olmayıp etkinlik alanında olarak gerçekleştirmişlerdir. Ancak bazı sendikaların ortak platformun bilgisi dışında aldıkları eylem kararı iş yerine gidip, iş başında bulunup, mesai giriş çıkışına kart basarak çalışma alanında olduğunu belgeleyip sadece hasta bakmamak şeklinde olmuştur. Böyle bir eylem şekli; hedefi ve amacı net ortaya koymaktan uzaktır. AHESEN tarafından bu tarz bir etkinliğin mücadelede katkı sağlayacağı düşünülmemektedir. Aile Hekimliği çalışanları olarak gerektiğinde en radikal eylemlerin kararını almaktan ve uygulamaktan çekinmedik ve bundan sonra da çekinmeyeceğiz. Olumlu geri dönüş ve kazanımlar alınıncaya kadar mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz. Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası olarak paydaş sendikalar ve AHEF organizasyonuyla kurulan platformlarda birlikteliğin gücüne inanarak, ortak eylem ve etkinlik çalışmalarını sürdüreceğiz. Ortak platformda istişare edilmemiş ve Aile Hekimliğinin pratiğine uymayan hiçbir eylem ve etkinliğin içinde yer almayacağız. Kendi iç dinamiklerimizle Aile Hekimliği Uygulamasının özüne yönelik eylem ve etkinliklere devam edeceğiz. AHESEN YÖNETİM KURULU
İçeriği İncele

330
DR. ERSİN ARSLAN ANISINA…
Sağlıkta şiddet, çözülmesi imkansız bir gayya kuyusu değildir. Nedenleri bugünkü sağlık sistemidir. Bu sistem tepeden tırnağa yanlış işlemektedir. Temel ve koruyucu sağlık hizmetleri sistemin üvey evladı ilan edilmiştir. Hasta olmayı önlemek yerine tedavi önceliklidir. Hastanelere hasta yığılması, yoğun acil servisler bir kader değil, bilinçli bir politik tercihtir. Özel hastanecilik teşvik edilirken, kamu hastanelerinin içi boşaltılmaktadır. İzlenen ücret politikası ile hekimler bilinçli olarak özel sektörün insafına terk edilmektedir. Çözüm bellidir. Her alanda örgütlü mücadeleyi büyütmek; hekim, hemşire, ebe, teknisyen demeden kamusal sağlık hizmetlerini önceleyen, eşit ulaşılabilir bir sağlık sistemi kurmaktır. #AHESEN olarak biz mücadele edenlerle yola devam edeceğiz.
İçeriği İncele

331
KAMUOYUNA DUYURU
Sağlık alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları olarak bazı taleplerimizin olduğu hepinizin malumudur. Bu talepleri kısaca sıralamak gerekir ise; 1) ETKİN BİR SAĞLIKTA ŞİDDET YASASI İSTİYORUZ! 2) ÇALIŞIRKEN VE EMEKLİLİKTE HUZUR İÇİNDE YAŞAYABİLECEĞİMİZ BİR GELİR DÜZEYİNE ULAŞACAK ŞEKİLDE BUGÜNE KADAR ELİMİZDEN ALINAN MADDİ HAKLARIMIZI GERİ İSTİYORUZ. 3) TEMEL NEDENİN SİSTEMİN KENDİSİ OLDUĞU TIBBİ KÖTÜ UYGULAMALARDA MUHATABIN BAKANLIK OLMASINI İSTİYORUZ 4) AİLE HEKİMLİĞİ SÖZLEŞME VE ÖDEME (CEZA) YÖNETMELİĞİNİN GERİ ÇEKİLMESİ VEYA REVİZE EDİLMESİNİ İSTİYORUZ. Bu makul taleplerimiz ile ilgili somut adımların atılacağı bilgisi bizlere 14 Mart 2022 günü birinci ağızdan müjdelenmiştir! Geçen 20 günde hiçbir konuda değişiklik olmamasına rağmen umutlu bekleyişimizi ikame ettiriyoruz. Bir kez daha bilinmesini isteriz ki isteklerimiz zaten hakkettiklerimizdir. Gündem değişikliği ile konunun kaynamasına müsaade etmeyeceğiz. Taleplerimizin makul süreler dahilinde karşılık bulmaması halinde; 1) 17 NİSAN TARİHİNDE YAPACAĞIMIZ BASIN AÇIKLAMASI İLE KONUNUN DETAYLARINI VE SÜRECİN GELDİĞİ NOKTAYI KAMUOYU İLE PAYLAŞACAĞIZ. 2) 15 MAYIS TARİHİNDE TÜM SAĞLIK ÇALIŞANLARIMIZLA BULUŞACAĞIMIZ BAHAR MİTİNGİNDE KANUN KOYUCULARA BU KEZ MEYDANLARDAN SESLENECEĞİZ. 3) (MAYIS VE HAZİRAN AYLARINDA KESİN TARİH VE SÜRESİNİ SONRADAN AÇIKLAYACAĞIMIZ) HAKLI TALEPLERİMİZİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ. AKSİ TAKDİRDE, ŞUBAT VE MART AYLARINDA BAŞLATTIĞIMIZ İŞ BIRAKMA EYLEMLERİNE AYNI KARARLILIKLA DEVAM EDECEĞİZ. Herkesin bilmesini isteriz ki artık haklarımızı almak için kimsenin keyfini beklemeyeceğiz. Defalarca boş vaatlerle oyalanmış olmanın bizlere kazandırmış olduğu tecrübe doğrultusunda artık masumane bekleme aşamasını geçip ısrarla talep etme aşamasına gelmiş bulunmaktayız. Talep ettiğimiz düzenlemelerin gerçekleşmesinin de yıllardır Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere bazı kurumları kıskacına almış, at gözlüğünü çıkarmayı hiç denememiş, yıllanmış bazı bürokratların inadının kırılmış olmasını saymazsak, hiç kimseye bir zararının olmadığının, aksine ülkemizdeki sağlık sistemini daha iyi bir seviyeye getireceğinin farkındayız. Bir süredir Sağlık Bakanlığı dahil bazı bürokratlar tarafından vatandaş üzerinden mesaj vermekle eleştiriliyoruz. Eleştiriyi getirenler ise ne yazık ki bizlere diyalog ve dolayısıyla sorun çözme yollarını büyük oranda kapatmış, diğer türlü mesajları halihazırda engellemiş olanlar. Sahadaki herhangi bir sağlık personelimizin, ülkemiz vatandaşlarının sağlık problemlerini maliye ya da adalet bakanlığı bürokratlarından daha fazla dert ettiği de ayrıca ispata ihtiyaç duymayan bir hakikattir. Kendileri tarafından asıl dert edilmesi gereken nokta personelimizin artık maalesef mali ve hukuki konuları da onlardan daha fazla dert eder hale getirilmiş olmasıdır. Son tahlilde bilinmesini isteriz ki çıktığımız yolun yegâne varış noktası kazanmaktır! Bu 3 aylık planlamamızdan sonra yeni adımlarımızı da deklare edeceğiz. Ve artık o adımlar içerisinde süresiz iş bırakma hiç olmadığı kadar yüksek sesle konuşulmaktadır. Saygılarımızla… AHEF (Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu) – AHESEN (Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası) – ASEF (Aile Sağlığı Çalışanları Ebe ve Hemşire Dernekleri Federasyonu) – Birinci Basamak Sağlık Çalışanları Birlik Ve Dayanışma Sendikası – Genel Sağlık İş Sendikası – Hekim Birliği Sendikası – Tabip-Sen
İçeriği İncele

332
AİLE HEKİMLİĞİ ÇALIŞANLARI PANDEMİNİN NERESİNDE
Dünyada olduğu gibi ülkemizde de 2 yılı aşan bir süredir Covid-19 pandemisini yaşamaktayız. Pandemi 2 yıl boyunca vaka sayılarında artma ve azalmalarla süren dönmeler halinde seyretmektedir. Geçen zaman içerisinde virus de farklı mutasyonlar göstererek değişikliğe uğramıştır.Tüm bu değişikliklere rağmen hala pandemi etkisini sürdürmektedir. Elbette bu zorlu süreç dünyada olduğu gibi ülkemizin de ekonomik ve sağlık sistemini olumsuz etkilemiştir. Ülkeler kendi ekonomik, sağlık düzeylerine göre bu dönemi en az hasarla atlatabilecek önlemleri ve tedbirleri almaya çalışmışlardır. Tüm önlem ve tedbirlere rağmen dünyada resmi rakamlara göre 490 milyon kişi covid-19 hastalığına yakalanmış ve 6.150.000 kişi bu hastalık nedeniyle hayatını kaybetmiştir. Bu rakamlar bile pandeminin etkilerinin ne kadar yıkıcı olduğunu göstermektedir. Tüm dünyada yeterli sağlık hizmetine ulaşamayan, bağışıklama hizmetlerinden yaralanamayan toplumları da göz önüne alırsak aslında çok daha büyük yıkımın olduğu da aşikardır. Hala kesin bir tedavisi bulunamayan bu viral enfeksiyonun etkeninin çok kısa sürede tanımlanması ve geçmiş tecrübelerimizin birikimiyle 1 yıl gibi kısa sürede birden fazla teknikle geliştirilen aşılarının bulunması ve üretilmesi, belki de pandeminin seyrini değiştiren en önemli etken oldu. Kaldı ki Dünya Sağlık Örgütü de aşılama çalışmalarına hız verilmesini, tüm dünyada aşıya erişimin kolaylaştırılması gerektiğini sürekli vurgulamıştır. Hiç şüphesiz salgınlar ancak bulaş yollarının engellenmesi ve toplumsal bağışıklamanın arttırılması ile durdurulabilmektedir. Ülkemizde iki yıl önce pandemi süreci başlarken tüm sağlık çalışanları alkışlanmış, birer kahraman gibi karşılanmıştık. Geçen süre içinde sağlık sisteminde oluşan tüm aksakların sorumlusu gibi görünsek de hala gerçek hayatın Beyaz önlüklü kahramanlarıyız aslında. Şu an pandeminin yükü hafiflemiş gibi görünse de 2 yıldan uzun süredir kendi sağlık savaşımızı verdiğimiz gerçeği asla unutulmamalıdır. Bu savaş içinde her sahada fedakarca görev yapan hekimler, sağlık çalışanları hepsi pandeminin birer kahramanıdır. Aile hekimleri ve Aile sağlığı olarak bizler de en ön safta yerimizi aldık ve ilk pandemi ilanından bu yana her türlü göz ardı edilmemize rağmen görev ve sorumluluklarımızı yerine getirdik. Bizler koruyucu sağlık hizmetlerini sunmaya devam ederken, aynı zamanda pandemi boyunca hastanelerde aksayan tedavi edici poliklinik hizmetlerini de aksatmadan yerine getirmeye devam ettik. Üstelik hiç bir esnetilmiş veya vardiyalı çalışma imkanlarından yararlanmadık. Bu dönem boyunca koruyucu sağlık hizmetlerimizde hiçbir aksaklık yaşatmadık. Bebek, çocuk, gebe izlemlerimizde ve aşılama oranlarımızda hiçbir gerileme olmadan, tüm çalışmalarımızı sürdürdük. Dünya Sağlık Örgütü bazı ülkelerde rutin bağışıklama oranlarında düşüşler olduğunu açıklamasına rağmen bizler ülke bağışıklama oranlarımızı aynı seviyede tutmayı başardık . Pandeminin ilk zamanlarında ailelerin endişelerini anlayarak Aile Sağlığı Merkezlerimizde güvenli aşılama yerleri, zaman dilimleri oluşturarak çalışmalarımızı devam ettirdik. Sağlık Bakanlığının açıklamasından çok önce Aile Sağlığı Merkezlerinde güvenli çalışma sistemi oluşturup, triyaj uygulaması yaptık. Maalesef tüm bunları oluştururken kişisel koruyucu ekipmanlarımız, dezenfektan gibi ihtiyaçlarımız karşılanmadı. Farklı illerde farklı uygulamalar ile karşı karşıya kaldık. Pandeminin ilk dönemlerinde bu ekipmanlara ulaşmamız oldukça zordu. Neredeyse para ile dahi ulaşamadığımız zamanlar oldu. Aile hekimleri, Aile sağlığı çalışanları kamu hizmeti verirken, kendilerini koruyacak malzemelerden yoksun bir şekilde çalışmak zorunda kaldı .Bir süre bu ekipmanlar gönderildiyse de Pandemi sürüyor olmasına rağmen şu anda da hala bu ekipmanlar gönderilmemektedir. Covid-19 aşıların ülkemize gelmesiyle birlikte çok önemli bir görev daha Aile hekimlerine verildi. Elbette bağışıklama çalışmaları, pandeminin seyrini belirleyen çok önemli bir unsur oldu. Önce sağlık çalışanları ile başlayan aşılama sürecimiz, yaşlara göre ilerleyen bir şekilde tüm topluma yaygınlaştırıldı. Bu süreç içinde Aile hekimleri ve tabi ki Aile sağlığı çalışanı hemşire, ebeleri çok büyük fedakarlık ve toplum sağlığı bilinci ile çalışarak, kısa bir sürede bağışıklama çalışmalarını gerçekten büyük bir özveri ile yürüttüler ve milyonlarca doz aşı yaptılar. Geldiğimiz noktada, hatırlatma dozları ile aşılama çalışmaları devam etmektedir. Salgının ilk dönemlerinde kamusal hizmet sunan Aile hekimleri ve Aile sağlığı çalışanları hastalandıkları takdirde, izolasyon sürecinde yerine vekalet edecek kişi olmadığı takdirde hak ediş kaybına uğradı. Bu durum daha sonraki dönemde göz önüne alınmış ve hak ediş kaybı yaşanmamıştır. Ancak şu anda tekrar izolasyon süreci ile ilgili yeni düzenleme yapıldığı belirtilmektedir. Covid-19 pandemisinde hastalığa yakalanan tüm sağlık çalışanları gibi biz Aile hekimliği çalışanları için de bu sürecin meslek hastalığı olmasını , bu hastalık nedeniyle hayatını kaybeden tüm sağlık çalışanlarının ardında bıraktığı yakınlarının acılarına bir nebze fayda olabilmesi amacıyla şehit statüsünde değerlendirilmesini istedik, ancak bu konuda bir gelişme yaşanmadı maalesef. İki yıl içerisinde bir çok meslektaşımızı, sağlık çalışanını çok erken yitirdik. Tüm bu süreç devam ederken 2021 yılının Temmuz ayında biz Aile hekimleri ve çalışanları çok büyük bir sürprizle karşılaştık. Böylesi bir dönemde böylesi çalışmaları yapan, koruyucu sağlık, tedavi edici sağlık her alanda çalışan bizler, ne yazık ki yeni bir Ödeme Sözleşme Yönetmeliği ile karşılaştık. Evet yeni yönetmelikte öyle maddeler vardı ki hepsi bir birinden farklı sürprizlerle doluydu. En önemli sürpriz maddelerinden biri ise, bu pandemi döneminde hak ediş kayıpları yaşamamız olacaktı. Ne tekim ağustos ayında birçok hekim ve aile sağlığı çalışanı hak edişlerinde kayıplar yaşadı. İnanması çok zor ama gerçekti. Bir önemli maddesi de iş güvencemizin çok kolaylıkla ortadan kaldırılması idi. Ama tüm bunları söylemek, dile getirmek de elbette cezalandırılmalı idi. Bu yönetmelik ile de o da gerçekleşti. Ödül, mükafat beklememiştik ama böylesi bir ceza yönetmeliğini de hak etmemiştik. Elbette bu yönetmelik kabul edilebilir değildi ve biz de kabul etmedik. Bu yönetmeliğin geri alınması için Ağustos ayından itibaren, istemesek de iş bırakma hakkımızı kullanarak sesimizi duyurmaya çalıştık. Sesimiz duyulana kadar, hak ettiğimiz değeri alana kadar da devam etmeye karalıyız. Aile hekimliği çalışanları bu pandemi sürecinin görülmeyen, kim bilir belki de görülmek istenmeyen, ama bu süreçte hiçbir görevini aksatmadan yerine getirmesine rağmen son çıkarılan Ödeme Sözleşme Yönetmeliği ile bir şekilde cezalandırılan bir unsuru olmuştur. Böylesi göz ardı edilmesine rağmen Aile hekimliği halk sağlığının kilit taşını oluşturmaktadır. En kısa zamanda gerekli önem ve değerin verileceği toplum olarak daha sağlıklı, bir gelecek dileğiyle. DR EMİNE GEZER AHESEN BASIN KOMİSYONU ÜYESİ AİLE HEKİMİ
İçeriği İncele

333
SENDİKAL EYLEMLERDE HAKEDİŞ ve CARİ KESİNTİ YAPAMAZSINIZ!
03.04.2019 tarihli iş bırakma eylemi üzerine, 1 günlük maaş ve ASM gider ödemesinin fazla ve yersiz ödendiğinden dolayı üyemize dava açılmış olup 1 günlük ücret ve ASM gideri talep edilmiştir. Açılan kamu zararı davasında avukatımız “bu talebin sendikal hakkın kullanımını engellemek niteliğinde olduğu, fiilin işe gitmemek değil sendikal hakkı kullanmak olduğu ve maaş kesintisi yapılmamasının kamu zararı oluşturmayacağı yönünde” savunma yapmış, bu savunmalar mahkeme tarafından kabul edilmiş olup idarenin açtığı dava reddedilmiştir. Sendikamızın asıl varlık sebeplerinden biri olan iş bırakma eylemine yapılan bu müdahaleye karşı kazandığımız dava bütün üyelerimiz için örnek teşkil edecektir. Sendikamız, hukuk komisyonumuz ve avukatımızla her koşulda yasal çerçevede üyelerimizin haklarını her alanda korumaya devam edecektir. Komisyonumuza ve Avukatlarımız Gülümser Uğurlu ve Özer Uğurlu‘ya teşekkür ederiz.
İçeriği İncele

334
AHESEN KAZANIR!
Üyemiz aile hekimi asistanı, eşinin mecburiyeti nedeni ile mazeret kurasına katılmış olmasına rağmen ataması şehir merkezine uzak ilçedeki devlet hastanesine uzman aile hekimi olarak yapılmıştır. Eşinin merkezdeki bir Asm’de uzman aile hekimi olarak çalışmasından dolayı aile birliği sağlanamayacağından bahisle sendikamız aracılığı ile avukatımız dava açmış olup üyemizin il merkezine ataması sağlanmıştır. Sendikamız aile hekimliği çalışanlarının her türlü hukuki sorununda yanında olup bu konuda desteklerini esirgemeyen avukatımız Gülümser Uğurlu ve Özer Uğurlu‘ya teşekkür ederiz
İçeriği İncele

335
İLBER ORTAYLI’YA TEŞEKKÜRLER
Prof. Dr. İlber Ortaylı, katıldığı bir programda ülkemizdeki sağlık işleyişinin yetersizliğiyle ilgili açıklamada bulundu. Bu memleketin bilgiyi cehalete ezdirmeyenleri böyle bir yorum yapıyor. Prof. Dr. Ortaylı‘ya teşekkürlerimizle…
İçeriği İncele

336
AHESEN’DEN SAHA ZİYARETLERİ
Genel Başkanımız Dr. Gürsel Özer ve Genel Sekreterimiz Dr. Oktay Armağan, Adana, Hatay, Adıyaman, Islahiye ve Kahta’da saha ziyaretlerinde bulundu. Hatay ve Kahramanmaraş illerimizde toplantılar gerçekleştirildi. Hatay’da Hatay Aile Hekimleri Derneği (HAHED), Kahramanmaraş’ta Kahramanmaraş Aile Hekimleri Derneği (KAHED) organizasyonuyla bir toplantı gerçekleştirildi. Toplantıda ve saha ziyaretlerinde aile hekimliğinde yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri görüşüldü. Oldukça verimli geçen toplantıyı organize eden HAHED Başkanı Dr. Nihat Fahlioğulları, KAHED Başkanı Dr. Merve Emlik ve Kahramanmaraş Tabip Odası Başkanı Dr. Lütfi Tiyekli‘ye teşekkür ederiz.
İçeriği İncele

