Güncel Akış

409
COVİD-19 MESLEK HASTALIĞIDIR
Covid 19 pandemisi Çin’in WHAN eyaletinde çıktığı andan itibaren büyük bir hızla yayılmış hastalığın orta çıkma şekli ve bilinmezliği tüm dünyada infial yaratmıştır. Yeni ortaya çıkan virüs bilinen tüm ezberleri bozarak , binlerce yıldır oluşan yaşam şeklini derinden sarsacak değişikliklere yol açan salgın halini almıştır. Yayılma hızı, hasta sayısı, ölüm hızı ve izole yaşam ile gündeme oturan virüs koruyucu ekipmanlar olduğu halde virüsle savaşta ön saflarda olan sağlık çalışanların da enfeksiyon yapması ile de gündemdeki yerini almıştır. Yöresel salgının pandemiye evrilmesi ile birlikte yayılım gösteren tüm ülkelerde bulaşma hızı, hastalık sayısı, ölüm hızı ve sağlık çalışanlarının büyük oranda hastalık ve ölüme maruz kalması küresel boyut kazanmıştır. Pandemi ülkemizde hissedildiği andan itibaren de tüm toplumda olduğu gibi sağlık çalışanlarında da etkisini göstermiştir. Kendisini bilime, hastalarına adayan çok değerli hocalarımız ve sahada cansiperane görev ifa eden sağlık çalışanları ve sağlık hizmet sunucuları enfekte olmuş , hasta olmuş ve/veya yaşamını yitirmiştir. Böylesi bir süreçte günlük pratikte başvuran hastalarımız ‘kendinize dikkat edin risk altındasınız’ söylemleri pandeminin meslek hastalığı olduğu gerçekliğinin toplumca kabulünün yansıması olmuştur. Sağlık Bakanı’mız sayın Koca’nın 29 Nisan’da açıkladığı verilere göre Türkiye’de 7 bin 428 sağlık çalışanının testi pozitif çıkmıştır. Yine Tabip Odası’nın 4 Mayıs’ta hazırladığı rapora göre sadece İstanbul’da coronovirüs tespit edilen sağlık çalışanı 4 bin 500’ün üzerindedir. Hal böyle iken ; Sağlık Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü COVİT 19 konulu 2020’ye 12 sayılı genelgesini 7 Mayıs 2020 tarihinde yayınlamıştır. Genelge Coronavirus hastalığının bulaşıcı bir hastalık olduğu söz konusu salgına maruz kalan ve sağlık hizmet sunucularına müracaat eden sigortalılara, iş kazası ve meslek hastalığı sigortalarından değil 5510 sayılı kanunun 15. Maddesi uyarınca iş kazası ve meslek hastalığı sayılmayan ve iş göremezliğe neden olan hastalık kapsamında provizyon alınması ve buna göre işlem yapılması gerektiğini bildirmiştir. Özetle sağlık çalışanları açısından da bu durumun meslek hastalığı olmadığını bildirmiştir. Bu yazı ile birlikte sağlık çalışanlarının hastalık ve ölümü halinde gerek kendileri gerekse ailesinin ile mirasçılarının herhangi bir hak talep etmesinin önünü kesmiştir . Kurumun bu yazısı bilimsel ve hukuksal gerçeklerle bağdaşmamaktadır. Oysaki bilimsel yaklaşım, hukuki ve insancıl değerler ve uluslararası yaklaşım asla bu şekilde değildir. Ülkemizde olduğu gibi tüm dünyada sağlık çalışanları ve sağlık hizmet sektörü çalışanları salgından en fazla etkilenen grup olmuştur. İspanya Sağlık Bakanı sağlıkçıların yüzde 14’ünün enfeksiyona yakalandığını bildirmiştir. İtalya COVİT-19 nedeniyle 100 den fazla sağlık çalışanının hayatını kaybettiğini açıklamıştır. Sağlık Bakanı sayın Koca sağlık çalışanlarının tüm hastalar arasındaki coronavirüse yakalanma oranının yüzde altı buçuk olduğunu bildirmiştir. Bu veriler eşliğinde Dünya Sağlık Örgütü(WHO) sağlık çalışanlarının iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için bir rehber hazırlamıştır. Bu rehbere göre sağlık kuruluşundaki bir maruziyet sonrası COVİT 19 enfeksiyonu geçiren bir sağlık çalışanının zararının tazmini rehabilitasyonu ve tedavisinin sağlanmasının sağlık çalışanlarının hakları olduğunu böyle bir durumun mesleki maruz kalma sayılacağı ve sonucunda hastanın meslek hastalığı olarak değerlendirileceğini açıklamıştır. Salgının kendisini en fazla hissettirdiği İtalya ve Fransa’da COVİT 19 enfeksiyonları meslek hastalığı olarak sayılmıştır. Belçika meslek hastalığı saymış ve yapılacak işlemleri detaylandırmıştır. Güney Afrika’da ve Kanada’da meslek hastalığı olarak tanımlamıştır. Malezya’da meslek hastalığı olarak kabul etmiş ve maluliyet ve ölüm halinde tazminat ödeyeceğini bildirmiştir . Amerika Birleşik Devletleri’nde coronavirüs hastalığının iş ile ilişkili olduğu kabul edilmiştir. Yukarıda açıkladığımız bilimsel , istatistiki veriler ve Dünya ülkelerindeki uygulamaları ile SGK’nın bu yazısının bu Genelgesi’nin kabul edilebilir olmadığı aşikardır. İlgili genelge hukuk kuralları ile İLO(Uluslararası Çalışma örgütü) kuralları ile çelişmektedir. Uluslararası Çalışma örgütünün meslek Hastalıkları listesinde Covid-19 yeni bir virüs hastalığı olduğu için yoktur. Ancak Meslek Hastalıkları listesinin 1.3.9 maddesinde doğrudan bağlantısı bilimsel olarak gösterilmiş veya ulusal düzenlemeler ve uygulamalara uygun yöntemlerle belirlenmiş, iş etkinliklerinden kaynaklanan biyolojik ajanlara maruz kalma ile çalışanın hastalığı arasında bağ kurulan işyerindeki yukarıda sözü edilmeyen diğer biyolojik ajanlara bağlı hastalıklar tanımlaması yapılmış olup içinde bulunduğumuz durum ile direk örtüşmektedir. İç hukukumuza baktığımızda 6331 Sayılı ve 5510 Sayılı Yasa’da iş kazası ve meslek hastalıkları tanımları ve bu durumda izlenecek yöntemler ve çalışan hakları tanımlanmıştır. Çalışanın iş yerinde veya işini yürütmesi nedeniyle meydana gelen, ölüme sebebiyet veren veya vücut bütünlüğünü ruhen ya da bedenen engelli hâle getiren her olay iş kazası(5510 madde 13), yine çalışanın çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütme şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik haline de meslek hastalığı (5510 madde 14) denilmektedir. Yukarıda detaylandırdığımız veriler ışığında coronavirus hastalığının her iki tanımlamaya uyduğu aşikardır. Yine 6331 Sayılı Yasa da meslek hastalığı tanımı yapılmış olup bu düzenlemeler amir hüküm niteliğindedir. Anayasamıza göre Kanunun amir hükmüne aykırı herhangi bir düzenleyici işlem yapılamaz. Dolayısıyla bu şekildeki düzenleme genel hakkaniyete yani hukukun özüne aykırı olduğu kadar şekli koşullara ve Anayasaya da aykırıdır. Nitekim bir tır şoförünün H1N1 hastalığından ölümü üzerine açtığı dava ile H1N1 hastalığı Yargıtay 21. hukuk dairesi tarafından iş kazası olarak teyit edilmiştir. İşyerinde herhangi bir sağlık çalışanının covid 19 hastalığına yakalanması halinde yine 6331 Sayılı ve 5510 Sayılı Yasa’da belirtilen iş kazası ve meslek hastalığına dair koruyucu hükümler uygulanmalıdır. Tüm bu veriler eşliğinde ; 1-Hiçbir koruyucu ekipmanın yüzde yüz koruyucu olamayacağı biliniyor iken COVİT-19 hastalığına yakalanan sağlık çalışanları ve sağlık hizmetlerinde yer alan çalışanlar hiç bir prosedüre gerek kalmaksızın meslek hastalığına yakanlanmış kabul edilmeli, tedavi ve rehabilitasyonları bu doğrultuda sağlanmalı, ölümü halinde ise yasada belirtilen koşullar varisleri ve yakınlarına uygulanmalıdır. 2-Ülkemizde Covid-19 için test sonucuna göre konulmaktadır. Oysaki testler yüzde 30-60 oranında yalancı negatif sonuç vermektedir. Bu bağlamda klinik seyir laboratuvar ve görüntüleme teknikleri kullanılarak da mesleki hastalık tanısı konulmalıdır. 3- Sağlık Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü COVİT 19 konulu 2020’ye 12 sayılı genelgesi derhal iptal edilmeli ve COVİT 19 hastalığı sağlık çalışanları için meslek hastalıkları listesine eklenmelidir. Yaptıkları işten dolayı bu hastalığa maruz kalabilecek diğer çalışanlar içinde hangi durumlarda meslek hastalığı olabileceğinin koşulları belirlenmelidir. AHESEN olarak bu genelgeyi kabul etmemiz ve sessiz kalmamız düşünülemez. Genelgeyi dava etme konusundaki çalışmalarımız son aşamasına gelmiştir. Dava sürecimiz elbette genelge ile sınırlı kalmayacak ve COVİT-19 hastalığına yakalanan veya söylemeye dilimiz varmasada yaşamını yitiren sağlık çalışanları olursa da bu meslektaşlarımız nezdinde hukuk mücadelemizi sürdüreceğiz. Pandemiyi sonlandırana değin asla kendimizi düşünmeden virüs ile savaşmaya devam etmekle birlikte özlük hakları mücadelemizden de ödün vermeyeceğiz. Dr. Gürsel ÖZER AHESEN Genel Başkanı
İçeriği İncele

410
Pandemi Döneminde Aile Hekimliği Mevzuatı
Sendikamızın yönetim kurulu ve hukuk komisyonu üyeleri ile birlikte gerçekleşen canlı yayınımızda Dr. Ahmet Kandemir, Dr. Ali Köme ve Dr. Halil Volkan Tekayak yer aldı.
İçeriği İncele

411
Meslek Hastalığı Talebimiz Ulusal Basında
Her alanda etkin olmaya devam eden sendikamız, ulusal basında da yer alıyor. Ahesen Başkanı Dr. Gürsel Özer’in Kovid-19’un sağlık çalışanları için “meslek hastalığı” olarak tanımlanması talebi, birçok ulusal gazetede basılı olarak, görsel basında ise canlı olarak yer almasının yanı sıra, 120’den fazla internet sitesi ve haber ajansında de haber olarak paylaşıldı. Üyemiz olan – olmayan tüm sağlık çalışanları için mücadelemiz hız kesmeden devam edecek. Ya hep birlikte, ya hiçbirimiz! https://www.aa.com.tr/tr/koronavirus/kovid-19un-saglik-calisanlari-icin-meslek-hastaligi-olarak-tanimlanmasi-talebi/1844622 https://www.iha.com.tr/istanbul-haberleri/dr-ozer-covid-19-saglik-calisanlari-icin-meslek-hastaligi-olarak-degerlendirilmeli-2607191/ https://tr.sputniknews.com/turkiye/202005181042064431-kovid-19un-saglik-calisanlari-icin-meslek-hastaligi-olarak-tanimlanmasi-talebi/ https://www.sozcu.com.tr/2020/saglik/dr-ozer-covid-19-saglik-calisanlari-icin-meslek-hastaligi-ilan-edilmeli-5821040/ https://www.haberturk.com/kovid-19-un-saglik-calisanlari-icin-meslek-hastaligi-olarak-tanimlanmasi-talebi-2683031 https://www.evrensel.net/haber/405009/kovid-19un-saglik-calisanlari-icin-meslek-hastaligi-olarak-tanimlanmasi-talebi https://www.yenisafak.com/koronavirus/aile-hekimligi-calisanlari-sendikasi-koronavirus-meslek-hastaligi-olarak-tanimlansin-3540363 https://www.haberler.com/kovid-19-un-saglik-calisanlari-icin-meslek-13233826-haberi/ https://www.timeturk.com/dr-ozer-covid-19-saglik-calisanlari-icin-meslek-hastaligi-olarak-degerlendirilmeli/haber-1480965 https://ulusal24.com/2020/05/18/dr-ozer-covid-19-saglik-calisanlari-icin-meslek-hastaligi-ilan-edilmeli/ https://www.yeniakit.com.tr/haber/kovid-19un-saglik-calisanlari-icin-meslek-hastaligi-olarak-tanimlanmasi-talebi-1244272.html https://www.memurlar.net/haber/906078/kovid-19-un-saglik-calisanlari-icin-meslek-hastaligi-olarak-tanimlanmasi-talebi.html
İçeriği İncele

412
BİRİNCİ BASAMAK SAĞLIK SAĞLIK MESLEK VE EMEK ÖRGÜTLERİNDEN ortak PANDEMİ DEKLARASYONU
Birinci basamak sağlık çalışanları emek ve meslek örgütleri çalışma grubu olarak salgın döneminde yaşanan sorunlar ve çözüm önerilerimizin yer aldığı ortak deklarasyon ile taleplerimiz; Salgın nedeniyle yapılan ve adil olmayan uygulamalara sebebiyet veren 3 ay tavandan ek ödeme düzenlemesinden ASM çalışanlarının da faydalandırılması; birinci basamak dahil tüm sağlık çalışanları için temel ücrette emekliliğe yansıyacak bir iyileştirme yapılması ve hafta sonu yapılan salgınla ilgili çalışmaların fazla mesai olarak ödeme kapsamına alınması, Covid-19 hastalığına maruz kalan tüm sağlık çalışanları için (ASM’lerde gruplandırma kriterine bağlı olarak çalışan ek personeller dahil) iş kazası ve meslek hastalığı tanımının mevzuatta mutlaka yer alması, Kişisel koruyucu ekipman (KKE) eksikliği olan illerde eksikliklerin giderilmesi ve KKE temininin salgın afet dönemlerinde ASM’lerde çalışan ek personel dahil tüm sağlık çalışanları için Sağlık Bakanlığı ve il sağlık müdürlükleri tarafından karşılanması gerektiğinin açıkça mevzuata konulması, Bakanlık bünyesindeki bilim kuruluna ve illerde yer alan il pandemi ve hıfzıssıhha kurullarına ilgili tüm sağlık meslek örgütleri ve sağlık iş kolunda örgütlü sendikaların temsilcilerinin alınması, İllerde salgın yönetimi sırasındaki uygulamalarda (dönüşümlü çalışma, idari izin, görevlendirme vb.) bir standardın ve devamlılığın sağlanması, Covid-19 pozitif olan veya temas öyküsü olup karantinaya alınanlar ile kanser tedavisi gören, kronik hastalığı olanlarla gebelik hali gibi özel durumları olan sağlık çalışanlarından ücret kesilmemesi, yerine vekaleten birini bulma zorunluluğu olmaması ve görevlendirme yapılması; görevlendirilen çalışanların da görevlendirme ücreti almasının sağlanması, Aile Hekimliği uygulamasında farklı personel statüsünün sona erdirilmesi için halen Sağlık Bakanlığı’nda kamu dışından istihdam, vekil ve sözleşmeli olarak görev yapan tüm sağlık çalışanlarının 4/A kamu görevlisi kadrosuna alınması için gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasını ve aile sağlığı çalışanlarıyla ilgili açığın giderilmesi için bir an önce personel ataması yapılması, Aile sağlığı merkezlerinde salgın dönemindeki yığılmayı ve hastalar arası bulaş riskini azaltmak; asıl görevimiz olan koruyucu sağlık hizmetlerinde kesinti olmasını engellemek için poliklinik sayılarının azaltılması amacıyla salgın dönemi boyunca merkezi hekim randevu sistemi(MHRS) ile çalışmasının sağlanması, Kamuoyuna ve yetkililere saygılarımızla duyurulur. Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu (AHEF) Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası (AHESEN) Aile Sağlığı Elemanları Federasyonu (ASEF) Birinci Basamak Sağlık Çalışanları Birlik ve Dayanışma Sendikası (BDS) Genel Sağlık ve Sosyal Hizmet Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (GENEL SAĞLIK-İŞ) Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği (TAHUD) Türkiye Sağlık ve Sosyal Hizmetleri Kamu Görevlileri Sendikası (TÜRK SAĞLIK-SEN) Türk Tabipleri Birliği Aile Hekimliği Kolu
İçeriği İncele

413
HAKKIMIZI İSTİYORUZ…
Pandemi sürecinin en başından günümüze değin cansiparane görev Aile hekimliği çalışanları olarak hak ettiğimizi istiyoruz. Pandemi sürecince tedavi edici ve koruyucu sağlık sunumunu aynı anda ve eksiksiz yerine getiren Aile hekimliği çalışanlarının emeklerini yok sayılmıştır. Emeğin yok sayılarak ek ödeme kapsamının dışında tutulması. çalışanları derinden üzmüş ve motivasyon kırımına neden olmuştur. Bu durumu kabul edemeyen saha çalışanlarının kendi inisiyatifleri ile oluşturdukları talep dilekçesine AHESEN yönetim kurulu olarak destek veriyor ve tüm aile hekimliği çalışanlarının talep dilekçesini sağlık bakanlığına göndermesini öneriyoruz. YA HEP BİRLİKTE YADA HİÇ BİRİMİZ. ek-ödeme-dilekçe.docx
İçeriği İncele

414
Pandemi Sürecinde Aile Sağlığı Çalışanlarının Rolü
Dr. Aslı Öncel moderatörlüğündeki yayınımızın konukları sendikamızın yönetim kurulu üyesi Hemşire Filiz Birtane ve Ebe Nükte Taşlar.
İçeriği İncele

415
1 MAYIS SAĞLIK EMEKÇİLERİNİN DE BAYRAMI MI?
1 Mayıs tarihi; emeğin, dayanışmanın, işçilerin 1889 yılında 2. Enternasyonel’de Birlik ve Mücadele Günü olarak kutlanma kararı alınmasından bu yana bayram olarak kutlanıyor. Ancak bildiğimiz bayramlara hiç benzemeyen bir gün. 1 Mayıs 1886 ABD’de cesur, korkusuz dört işçi liderinin 8 saatlik çalışma günü mücadelesine önderlik ettikleri gerekçesiyle idam edildikleri gündür. Bütün dünyanın işçilerin suçlu oldukları için değil, emekçi oldukları için idam edildiklerini bildiği gündür 1 Mayıs. Osmanlı döneminde de 1906’da kutlanmış 1 Mayıs ilk olarak. 1921’de Kurtuluş Savaşı döneminde, tersane işçileri işgal altındaki İstanbul’da kutlamışlar. 1923’de yine tütün işçileri, askeri fabrika, demiryolu işçileri, İstanbul telefon, tramvay işçileri belli taleplerini topluca dile getirmişler 1 Mayıs da. Sonra mı? Sonra 1925’de Takrir-i Sükun kanunuyla toplu gösteri ve yürüyüşler yasaklanınca 1 Mayıs kitlesel olarak kutlanamaz hale gelmiş. Sonraki yıllardan günümüze de emeğin ve dayanışmanın mücadelesi zorlu, sıkıntılı bir şekilde süre geldi. Sağlık alanı da, sağlık çalışanlarının emeğinin çok fazla olduğu bir hizmet sektörü. Sağlık hizmeti sunarken hekimler, ve tüm sağlık çalışanları birebir insan ile temas etmek ve çok fazla emek harcamak zorundalar. Hiç kuşkusuz üretilen sağlık hizmetinin kalitesini arttıran, yükselten bu emektir. Bu kadar emek ağırlıklı bir alanda canını hiçe sayarak çalışan sağlık emekçileri, hekimler, hemşireler, ebeler ve tüm sağlık çalışanları bugün hak ettikleri değeri görebilmekte midir? Bugünlerde yaşadığımız pandemi sürecinde bile zorlu, yorucu ve yıpratıcı çalışma koşullarında görevlerini büyük bir özveri içinde yerine getirmeye çalışan sağlık emekçileri yine hak kayıpları, uzun çalışma saatleri, artan iş yükü ve en kötüsü de psikolojik ve fiziksel şiddetle karşı karşıya kalmaktadır. Artık neredeyse sağlık çalışanlarının süregelen sorunu haline gelen şiddet terörü, yapılan hukuki düzenlemelere rağmen çözüm aşamasından çok uzakta görülmektedir. Her an şiddete maruz kalabilme endişesi içinde hizmet vermeye çalışan bir hekimin, sağlık çalışanının işine motivasyonla devam etmekte ne kadar zorlandığı aşikardır. Hastalarına bütüncül sağlık hizmeti sunan, bebekleri daha doğmadan önce takip etmeye başlayan ve hayatlarının ileri dönemlerine kadar birlikte olan, her bir hastasının sağlık durumunu yakinen izleyen biz Aile Hekimliği çalışanları da bu gibi olumsuz süreçleri maalesef yaşamaktayız. Yapılması gerekenleri “Hükümetler sağlık hizmetlerinin bütçeden finansmanını birinci basamak sağlık hizmetlerinin geliştirilmesine öncelik verilmesini ve nitelikli sağlık yöneticileri kadrosu oluşturulmasını kabul etmeden ve inançla uygulamadan sağlık hizmetlerinde gelişme sağlanamaz.” diyerek çok önceki yıllarda Prof.Dr. Nusret Fişek hocamız dile getirmişti. Özelikle salgın sürecinde de birinci basamak sağlık hizmetlerinin esası olan koruyucu hekimliğin ne kadar önemli olduğunu anlamış olmalıyız. Hep birlikte geçmiş tarihimizden aldığımız bu güçle omuz omuza birlik ve mücadelemizi daha da büyüterek, sağlık emekçilerinin hak ettiği değer ve kazanımları çoğaltarak, 1 Mayıs’ları gerçek anlamda bayram olarak kutlayacağımız güzel yarınlara ulaşabilmek umuduyla. YAŞASIN 1 MAYIS!
İçeriği İncele

416
HALKIMIZA ŞİKAYETİMİZDİR.
Trabzon’da Covid 19 vakalarının yattığı servis te akciğer kanseri olan ve tek akciğeri alınmış olan bir hastanın ölümü neticesinde, bir güruh, izole servisi basmış ,kendilerine her türlü bilgiyi veren kadın hekime oksijen tüpü ile saldırma cesaretini göstermiştir. Dayak yiyen korkan Doktor yaşadığı vahşetten sonra uzun süre tedavi görmüş, uzun süre ifade vermiş ve ifadesi bitmeden bu dehşeti yaşatanlar serbest bırakılmıştır…… Bir tüm siyasi partiler, tüm vekiller hep birlikte alkışlarla yaptığınız kanun en mahrem ortama şehir eşkıyalarının saldırısında caydırıcı olamamıştır. Bu haliyle de caydırıcı olması mümkün değildir. Tüm siyasi parti milletvekilleri , birlikte yaptığınız siyasal gösteriyi kabul etmiyoruz. Mağdurun, polis merkezinde işlemleri devam ederken , faillerin hemen serbest kalmasına engel olamayan kanun yaptığınız için sizleri ; Alkışlarımızla halkımıza şikayet ediyoruz. Tüm kamu çalışanları aynı kanuna tabidir. Bırakın oksijen tüpü ile darp edilmeyi savcı eşi ile otoparkta tartışmanın tutuklu yargılanma sebebi olduğu ülkemde Adaletin eşit dağıtılmasını istiyoruz. Eşitlikçi adaletin tesis edilmesinin hakimlere ,savcılara, sağlık çalışanlarına, vekillere , idarecilere tüm topluma gerekli olduğu inancımızla; (görevinin layıkıyla yapan adalet çalışanları ve kolluk kuvvetlerini hariç tutmak üzere ) saldırganlara müsamaha gösteren adli ve kolluk kuvvetlerimizi alkışlarımızla halkımıza şikayet ediyoruz ve gereğinin yapılmasını istiyoruz. Sokağa çıkma yasağı dahil, her türlü kısıtlamanın yapıldığı Pandemi mücadelesinde, halk sağlığını hiçe sayan bu davranışın karşılıksız kalmasını film izler gibi takip eden, tüm idari ve siyasi erki alkışlarımızla halkımıza şikayet ediyoruz. Biliyoruz ki; Rahmetli olan hastamız o yoğun bakım koşullarında gece gündüz hizmet veren meslektaşlarımıza minnet duygusu ile son yolculuğuna gitti . Tek akciğerini kaybedene kadar, eminiz ki rahmetliye görevini yapmayan, servis basan, kadın doktora saldıran, halk sağlığını tehlikeye atan magandaları ve hemen salıverilmesine neden olan mevcut yapıyı halkımıza şikayet ediyoruz. ‘’Hayatta en hakiki mürşit ilimdir’’ düsturu ile ilim uygulayanlara ve halkın sağlığı için can siparene görev yapan sağlık çalışanlarına kalkan elleri ve müsamaha gösteren tüm yapıları halka ve hakka şikayet ediyoruz.. AHESEN YÖNETİM KURULU.
İçeriği İncele

417
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Kutlu Olsun
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı çoşkuyla kutluyor, 100. yılında olduğu gibi, nice yüz yıllarda aynı kuvvetle ulusal egemenliğimizi kutlayacağımızı biliyoruz.
İçeriği İncele

418
Ebeler Haftası Kutlu Olsun
Çalışma hayatımızın değerli parçaları ebelerin, ebeler haftasını kutluyor, onurlu bir meslek hayatı diliyoruz.
İçeriği İncele

419
Aile Hekimliği Çalışanları İçin Covid-19 ve Güncel Sağlık Hukuku
Sendika Başkanımız Dr. Gürsel Özer ve Prof. Dr. Ersin Akpınar’ın yer aldığı canlı yayınımıza Avukat Gülümser Uğurlu da eşlik ediyor.
İçeriği İncele

420
MUSTAFA IŞIKLI’NIN YANINDAYIZ& HUKUKSUZLUĞU KABUL ETMİYORUZ
Mustafa ışıklı Sakarya ilinde defin ve adli nöbet listelerinin mevzuata uygun düzenlenmemesi üzerine il sağlık müdürlüğü’ne itiraz etmiş, usulsüz işlemin devamı neticesinde yargı yoluna başvurmuştur. Davada sonucunda yürütmeyi durdurma kararı alınmış ve itiraza rağmen İstanbul bölge idare mahkemesi kararı kesinleştirmiştir. Mahkeme kararını yok sayan Sakarya il Sağlık Müdürlüğü ve Akyazı İlçe Sağlık Müdürlüğü’nde görevli idareciler yanlış uygulamaya devam etmişlerdir. Hiçbir hukuk devletinde yargı kararlarını hiç kimse yok sayamaz ve yargı kararını uygulamak zorundadır. Hakkı gasp edilen Dr. Mustafa IŞIKLI konuyla ilgili Cumhuriyet Baş Savcılığı’na, “idari yargı kararını uygulamamak suretiyle görevi kötüye kullanmak, “eziyet, bezdiri”, kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi, yetki gaspı” iddialarıyla suç duyurusunda bulunmuştur. Ayrıca şahıslara manevi tazminat davası da açacaktır. İstanbul Bölge Mahkemesinin Yürütmeyi durdurma kararına rağmen defin ve adli tabiplik nöbet listelerinde hiçbir değişiklik yapılmadan aynı şekilde nöbet yazılmaya devam edilmiştir. Kamu görevlilerinin yetki sınırlarını aşmıştır. Kendilerini yargı kararını uygulamama kudretinde görmüşlerdir. Hukukun üstünlüğü ilkesini yerle bir etmişlerdir. Hukuk devletine olan inancımız ve hak kayıplarına karşı her platformda mücadele kararlılığımız gereği Sakarya il sağlık müdürlüğü yönetenlerini kınıyoruz. İvedilikle yargı kararlarını uygulamaya davet ediyoruz. AHESEN olarak haklı mücadelesinde üyemizin sonuna kadar yanındayız. AHESEN YÖNETİM KURULU .
İçeriği İncele

