Güncel Akış

421
AİLE HEKİMLİĞİNDE İŞVERENLİK VE HİZMET SATIN ALIMI
Türkiye’de 25 Bin’den fazla aile hekimi, aile sağlığı çalışanı ve bunlara bağlı binlerce personeli ilgilendiren Özel Kanun niteliğindeki 8 maddelik Aile Hekimliği Kanunu’nun içinden çıkılması bir hayli zor olan bir düzenlemesi de istihdam mevzusu. Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği’nde Aile Sağlığı Merkezi’nin Fiziki ve Teknik şartlarını tanımlanırken 22. Madde’nin 3. Fıkra’sında Aile hekimleri, sağlık hizmetlerine yardımcı olmak amacıyla ebe, hemşire, sağlık memuru, tıbbi sekreter gibi ilave sağlık hizmetleri personeli ile güvenlik, temizlik, kalorifer, sekretarya ve benzeri hizmetler için ferden veya müştereken personel çalıştırabilir ya da hizmet satın alabilirler. hükmü getirilmiştir. Yani Yönetmelik, Aile Hekimlerine kanunda tanımı yapılan Aile sağlığı çalışanı dışında personel istihdam etme yetkisi vermiştir. Bu şekildeki istihdamın yasal dayanağı ise ancak İş Kanunu olabilir. AİLE HEKİMİ İŞVEREN MİDİR İş Kanunu “işçi” “işveren” alt işveren hizmet satın alma ve “işyeri” kavramalarını açıklamıştır. Her ne kadar 2018 yılında yapılan bir değişiklikle Aile Hekimliği Kanunu’na “Aile hekimleri ferden veya müştereken personel çalıştırabilir ve işveren olabilir” hükmü getirilse de, bu hüküm alelacele ve kanun yapma tekniğine uymadan getirilen ve hukuki karşılığı olmayan bir hükümdür. Nitekim İş Kanunu’na göre bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçekveya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işverenarasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi işveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddî olan ve olmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiği birime işyeri denir. Her ne kadar, Kanun ve Yönetmelik; aile hekimine personel istihdam etme yetkisi vermişse de, bu yetki Aile hekimliği mevzuatı çerçevesinde sağlık Bakanlığı’na bağlı olarak ve ücretin de Bakanlığın Aile hekimi’ne ödediği ASM gider ödeneğinden karşılandığı vekaleten yapılan bir işlemdir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi de, bir kararında Aile Sağlığı Merkezlerinde çalışan iş sözleşmelerinde asıl işverenin sağlık bakanlığı olduğunu, Aile hekiminin işveren sıfatında bulunmadığını hizmet satın alma sözkonusu ise hizmetin alındığı şirketin de alt işveren olarak işçi haklarından Sağlık Bakanlığı ile birlikte müşterek ve müteselsil olarak sorumlu olduğunu belirtmiştir. Asıl İŞVEREN ALT İŞVEREN KAVRAMLARI Yargıtay kararına göre, Asıl işveren Sağlık bakanlığı olduğuna göre, Aile hekimi işveren vekilidir. Yani işverenin yetkisine sahip olmakla birlikte işçi haklarından sorumlu olan kurum Sağlık Bakanlığı’dır. Ancak aile hekiminin bu konuda bir kusuru olup da Bakanlığı zarara uğratması halinde Bakanlık’ın aile hekimine rücu hakkı doğabilecektir. Bu nedenle Aile Hekiminin işveren vekili olarak iş sözleşmesinde gerekli özeni yerine getirmesi zorunludur. Bunun dışında, işçiye karşı işçinin özlük haklarından, iş güvenliğinden, işçi alacaklarından kurumsal olarak Sağlık bakanlığı İŞVEREN ve hizmet satın alındığı hallerde ASIL İŞVEREN olarak sorumludur. HİZMET SATIN ALMA ALT İŞVERENLİK Bir işverenden, ( yani pratikte Aile hekiminin şirketten aldığı işçi hizmeti)işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren- alt işveren ilişkisi denir. Bu durumda Sağlık Bakanlığı asıl işveren hizmet alınan şirket alt işverendir. Burada işçinin sadece işverene ait işyerinde yani Aile Sağlığı Merkezinde çalışması zorunludur. MÜŞTEREK VE MÜTESESİL SORUMLULUK Bu ilişkide asıl işveren, Yani Sağlık Bakanlığı alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanun’dan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” Dolayısıyla şirketin aile hekimin haberi olmaksızın işçi aleyhine haklı nedene dayanmayan bir fesih sözkonusu olduğunda her ne kadar aile hekiminin bu işten sorumluluğu olmasa da sağlık bakanlığı da asıl iveren olarak işçiye karşı birlikte (müşterek)ve zincirleme (müteselsil ) sorumludur. Yani işçi yasal olarak her ikisine de başvurabileceği gibi sadece birinden de hak ve alacağını isteyebilir. Bu durumda işçinin haklarının herhangi biri tarafından ifa edilmesi halinde diğer işverenin de işçiye karşı sorumluluğu ortadan kalkacaktır. İŞVERENLERİN BİRİBİRİNE RÜCU HAKKI Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi karalaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir. Dolayısıyla Aile Hekimlerinin şirket aralarındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen taraflardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri bağlayıcı olduğundan nihai yükümlük kimde ise rücuen tahsili talep edilebilir. Yani Kanun gereği işçiye ödenen bedel aralarındaki sözleşmede kim sorumlu ise ondan talep edilir. Bu nedenle şirket ile yapılan sözleşmelerde, sözleşme kapsamına hangi alacakların girdiği, hangi şartlarda ödeme yapılacağı vs gibi hususların ayrıntılı düzenlenmesini tavsiye ederiz. Av. H. Gülümser UĞURLU
İçeriği İncele

422
Sendikamız Evde Kal Sporla Kal Söyleşileri’nde
İstanbuk Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü Bedensel Engelliler Spor Koordinatörümüz Mehmet Fatih Kurt ile birilikte, ‘Evde kal Sporla Kal Söyleşileri’nde 7 Nisan Salı saat 14.00’te, sendikamız Bilim Kurulu Başkanı ve Çukurova Üniversitesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersin Akpınar instagram canlı yayınında olacak.
İçeriği İncele

423
AHESEN PANDEMİ DEKLARASYONU
Tüm Dünya’yı etkisi altına alan ve ülkemizde de giderek etkisini artıran Covid-19 salgınında biz 1.Basamak Sağlık Çalışanları salgınla mücadele görevimizi yerine getirirken hem de koruyucu sağlık hizmetlerini yapmaya devam ediyoruz. -Aile sağlığı merkezlerinde hekim ve aile sağlığı çalışanlarının tıpkı 2.basamak sağlık çalışanları gibi eksiksiz kişisel koruyucu ekipmanla çalışma zorunluluğu hem biz çalışanların hemde gelen vatandaşların covid-19 bulaşını önlemede zaruridir.Bu amaçla İl Sağlık Müdürlükleri kişisel koruyucu ekipman dağıtımına başlamakla birlikte her ilde kişisel koruyucu ekipman çeşidi, miktarı ve dağıtım şekli farklılık göstermektedir.Dağıtılan kişisel koruyucu ekipmanın her il için standart sayı ve kalitede olmasını ,ihtiyacı karşılayacak miktarda dağıtılmasını ve isme özel teslim edilmesini; -Covid-19 tanısı alan sağlık çalışanlarının iş kazası-meslek hastalığı olarak değerlendirilmesini, vefat durumunda görev şehidi sayılmasını; -Sağlık çalışanlarının bu süreçte hastalanması salgınla mücadeleyi sekteye uğratacağı için covid-19’a maruziyetin dolayısıyla da bulaşın azaltılması için Cumhurbaşkanlığı Genelgesine uygun esnek çalışma düzenine tüm illerin geçmesini ve düzenli aralıklarla covid-19 testinin sağlık çalışanlarına yapılmasını; -İdari izinli, hastalık izni yada covid-19 pozitif olan sağlık çalışanlarının karantinada iken vekalete bakılmaksızın ücret kesintisi yapılmamasını; -65 yaş üstü ve kronik hastalığı olan vatandaşa gelmeden kullandığı ilaçların bağlı olduğu aile hekimlerince yazılmasının istenmesi kanuna uygun değildir.Bu hizmetin verilebilmesi için kanunla düzenlenmesini,teletıp için yasal düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesini; -Sağlıkta şiddeti önlemek için etkin şiddet yasası düzenlenmesini ve var olan yasalardaki cezaların indirime gidilmeden uygulanmasını talep ediyoruz. AHESEN Yönetim Kurulu
İçeriği İncele

424
65 YAŞ ÜSTÜ VATANDAŞIN TELEFON İLE İZLEMİ HAKKINDA GÖRÜŞÜMÜZDÜR
Sayın Üyelerimiz, Değerli Kamuoyu Pandeminin ülkemize yayıldığı sinyallerini aldığımız andan itibaren mesleki duyarlılık ile sivil inisiyatifle yol haritamızı oluşturduk . Önlemler aldık . 1. ASM girişinde triyaj oluşturulmuş ve triyaj alanında ateş ölçümü yapılmakta ve hastanın boğaz ağrısı, öksürük, solunum sıkıntısı şikayetleri ile yurtdışı teması sorgulanmaktadır 2. ASM girişinde “Geçici İzolasyon Odası” oluşturulmuştur. Burada Corona + olguların virüsü diğer hasta ve sağlık personeline bulaştırması engellenmesi sağlanmaya çalışılmaktadır. 3. ASM’lerde bağışıklama, gebe, lohusa, bebek ve çocuk izlemleri gibi koruyucu sağlık hizmetleri de verilmeye devam edilmektedir. 4. Tanı ve tedaviye yönelik hizmetlerin verilmesi de devam etmekte ve bu hizmetler verilirken bulaşın önlenmesi için hastaların ASM binasına tek tek alınması sağlandığından hastalara ayrılan süre olaģan günlere göre artmıştır. 5. ASM’lerin aralıklı dezenfeksiyonu da yapılarak günlük sağlık hizmetlerinin uygun aralıklarla durdurularak dezenfeksiyon için yeterli süre bırakılmaktadır. 6. Geçici izolasyon odasının dezenfeksiyon ve havalandırma işlemi de her hastadan sonra yapılmaktadır. Bunun için belli bir personelin görevlendirilmesi ile görev dağılımında da iş yükü oluşmuştur. 7. Mobil hizmetler ve esnek mesai ise ara vermeksizin pandemi süresince de devam etmektedir. 8. Laboratuvar hizmetleri de ASM’de devam etmektedir. Pandemi kontrolünde çok önemli görevler düsen aile hekimliği çalışanlarının bütün bu görevleri yerine getirirken ; hem salgından bireysel olarak korunmaya çalışırken , hem de ASM’de birlikte çalıştıkları sağlık çalışanlarının korunması noktasında işveren yükümlülüğü ile karşı karşıyadır. Hal böyle iken ; Bakanlığımız tarafından kurumlara yollanan yazı ile “ikametten ayrılma kısıtlaması kararı alınan vatandaşların izlemi” adıyla, aile hekimliği çalışanlarının 65 yaş üzerindeki nüfuslarını arayarak, evde kalmaları yönünde tavsiyede bulunmaları istenmiştir. Sağlık hizmetiyle hiçbir ilgisi olmayan bu uygulamanın aile sağlığı çalışanları tarafından yapılmasının istenmesi kabul edilebilir bir durum değildir. Salgının en ön saflarında hastalarını, ülkesini korumak ve Dünyayı korumak yani kısaca salgınlarda en önemli safha olan “Koruyucu hekimlik” yapmak için çalışan aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarına, Çağrı Merkezi muamelesi yapılmaktadır. Biz Çağrı Merkezi değil, sağlık çalışanıyız! Ülkemizin bu salgını en az kayıpla atlatması için elimizden geleni sonuna kadar yapacağız. Ancak sağlıkla, koruyucu hekimlikle hiçbir ilgisi olmayan “izlem” adı altında sunulan aramalar, tarafımızca değil, GSM operatörleri tarafından bile yapılabilecek bir eylemdir. Bu bağlamda kişilere tarafımızca tavsiyede bulunulmasını istemek bilimsel mantık çerçevesinde bir etkinlik değildir. Evden çıkmanın yasak olduğunu bildirecek olan bizler değiliz.Evden çıkma yasağının uygulanmaması halinde zaten kolluk kuvvetleri tarafından ceza kesilmesi gerekmektedir. Bu bir izlem değildir. İzlem adı altında aile hekimlerinin işiyle, mesleğiyle ve eğitimiyle alakası olmayan bir eylemi yaptırmaya çalışmaktır.Kamu spotları ile salgınla mücadelede uyulması gereken kuralları halka anlatmak varken aile hekimliği çalışanlarına telefon açtırmak iş gücümüzü boşa harcamaktır. Salgınla en önde mücadele eden biz sağlık çalışanları, salgınla mücadele yöntemi olarak doğru bulmadığımızı üyelerimizin ve meslektaşlarımızın önünde deklare ediyoruz. Toplumun tamamına dokunan meslek grubu olarak yine en ön saflarda olmakla beraber halkımıza ve Bakanlığımıza önermelerimiz devam edecektir . Etkin bulaş mücadelesinin temel koşullarından biri Bilim Kurulu’na Aile Hekimliği Akademisyenlerinin dahil edilmesi ve ilgili kitle örgütleri ile bir an önce ortak çalışma grubu oluşturulmasını ve pandemi ile mücadele de eylem planı oluşturulmasını talep ediyoruz. AHESEN Yönetim Kurulu
İçeriği İncele

425
EDİRNE’DE NÖBET EZİYETİNE SON VERİN
Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’na göre salgın hastalıklarla mücadele etme görevinin yetkilisi Sağlık Bakanlığı’dır. Ülkemizin salgın hastalıkla mücadele ettiği şu günlerde, hastalıkla mücadelenin Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu’nun tavsiyeleri doğrultusunda bilimsel olarak düzenlenen programa göre altyapı oluşturularak ve salgının önlenmesine hizmet edecek bilimsel ve doğru yöntemlerle gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu mücadelede nefer olan sağlık çalışanlarının, sağlığını ve özlük haklarını korumak da mücadelenin kapsamında ve Sağlık Bakanlığı’nın görevi kapsamındadır. Son zamanlarda, sınır bölgelerinde, Sağlık Bakanlığı’nın altyapı ve bilimsel sistematiği olmaksızın keyfi görevlendirmeler söz konusu olmaktadır. Bu görevlendirmelerin salgını önlemeye yarayan bilimsel gerekliliği olmadığı gibi, salgının yayılmasına sebep olabilecek tedbirlerden de uzak olduğu ortadadır. Bu görevlendirmeler, risk taşıyan bireylere yönelik önlem alıcı tedbirleri de sağlamaktan uzaktır. Keyfidir ve bilimsel gerekliliği bulunmamaktadır. Zira bireyin ateş ölçümleri, termal ölçüm cihazları ile yapılabilmektedir. Şüpheli bireylere bilim kurulunun gözetimindeki bulaşıcı hastalıklar koordinasyonu müdahale edecektir. Ayrıca sınırda herhangi bir dayanak olmadan görevlendirmeler, çalışanların aile sağlığı merkezindeki görevlerini ve ilgili mevzuatı sekteye uğratmaktadır. Daha da vahim olanı ise covid 19 harici bulaşıcı hastalığı olan hastaları uygun koşullarda sevklerinin yapılıp hastanelerde tedavi etmek yerine ,ısıtması dahi olmayan çadırlarda tutup Aile sağlığı çalışanlarına nöbet yazılmasıdır. Aile sağlığı Merkezi yapılanmasına uymayan bu görevlendirmeler neticesinde çalışanlar ve hastalar hak kaybına uğramaktadır. Sınır nöbetine gönderilen çalışanların yerine görevlendirme yapılmamaktadır. Bu kişilerin hizmet vermekle yükümlü olduğu hastalar alması gereken hizmeti alamadıklarından sağlık hizmetlerinde başkaca ihmal ve aksaklıklar ortaya çıkmaktadır. Nöbet neticesinde uygulanacak izinler uygulanamamakta, görevlerini nasıl yerine getireceklerine dair düzenleme de bulunmamaktadır. Ayrıca, Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü’nün COVID-19 Hastalığına Yönelik Sağlık Kuruluşu, Personel ve Faaliyet Türüne Göre Kullanılması Önerilen Koruyucu Ekipmanlar’ın kullanımı ile ilgili kılavuzunda “Ayaktan Tedavi Kurumlarındaki tüm Sağlık personeli” için “Tıbbi maske, Önlük, Eldiven, Gözlük/Yüz koruyucu” kullanılması gerekmektedir denilmekte oysa birinci basamakta çalışan aile hekimliği çalışanlarına yönelik gerekli koruyucu ekipman sağlanmamış ve bu ekipmanların nasıl temin edileceği de hâlâ belirlenmemiştir. Olası bulaş durumunda sağlık personelini koruyacak bir düzenleme de bulunmamaktadır. COVID-19 Hastalığı olma ihtimali olan hastalarla (bu aşamada aile sağlığı merkezine gelen her hasta bu şekilde değerlendirilmelidir.) teması olan sağlık çalışanları, muayene odasına girerken ayrı bir önlük ve eldiven giymeli, odayı terk ederken bu önlük ve eldiveni çıkarıp ellerini yıkamalıdır. Hastaya kullanılan tansiyon aleti, stetoskop, termometre gibi aletler, başka hastalara dezenfekte edilmeden kullanılmamalıdır. Bütün bu önlemlerin alınabilmesi için aile sağlığı merkezlerimize uygun ekipman Sağlık Bakanlığı tarafından sağlanmalıdır. Bütün bu gerekçe ve nedenlerle salgını önlemede en büyük görevi üstelenecek olan aile hekimliği çalışanlarının işe yaramayan tam tersine bulaşıcılığı arttıran ve diğer sağlık hizmet görevlerini aksatıcı bu keyfi uygulamadan vazgeçilerek mevzuata uygun sağlık hizmeti sağlanmasını ve bu mücadelede uygun koruyucu ekipman/malzemelerin tedarik edilmesini talep ederiz.
İçeriği İncele

426
ACI KAYBIMIZ..
İstanbul Esenyurt ilçemizde Aile Hekimi olarak görev yapmakta olan üyemiz Aydın ABEDNİ’yi geçirdiği bir operasyon sırasında kaybetmiş bulunmaktayız. Kendisine rahmet, tüm yakınları ve camiamıza başsağlığı diliyoruz. Üyemizin naaşı, 25.03.2020 tarihinde saat 11:00 da Güzelyurt Mahallesi 1. cadde no: 2 adresinde bulunan İbrahim Mermer camide kılınacak namazdan sonra İstiklal mezarlığında defnedilecektir.
İçeriği İncele

427
İZLEMLER VE PERFORMANS İLE İLGİLİ BAKANLIĞIMIZDAN TALEBİMİZDİR
Çin Halk Cumhuriyeti’nde başlayan COVİD-19 salgını pek çok ülke ile birlikte ülkemizde de görülmüş ve yayılmaya devam etmektedir.Dünya Sağlık Örgütü’nün pandemi ilan ettiği ve önümüzdeki birkaç ayın sıkı tedbirlerle geçeceği şu günlerde biz 1. basamak aile hekimliği çalışanları olarak üzerimize düşen görevleri memleket sevdası ve görev aşkıyla, layıkıyla yerine getirmekteyiz. Salgınla mücadele kapsamında yurt dışından gelen kayıtlı kişilere 14 gün izlem gibi yeni görevlerimizin yanında gelen her hastayı şüpheli vaka olarak değerlendirip her zamankinden çok daha titiz ve dikkatli çalışmaktayız. Salgınla mücadelemiz sürerken bebek -gebe izlem,bebek-yetişkin aşılama hizmetlerimiz de devam etmektedir.Bizler aşıların ertelenmesinin yeni salgınlara yol açacağının bilinci ile tüm bebek ve gebelerimizin aşı ve izlemlerini yapmaya çalışıyoruz. Aile sağlığı merkezlerimize gelen hastların COVİD-19 virüsünü sağlam bebek ve gebelerimize bulaştırmaması için elimizden gelen tedbirleri almaktayız.Ancak gebeler ve bebeklerin ebeveynleri salgından, bulaş riskinden haklı olarak korkmakta ve izlem-aşı işlemleri için aile sağlığı merkezlerine gelmek istememektedirler. İş yükümüzün arttığı,öncelikli görevlerimizin değiştiği,risk altında çalıştığımız göz önüne alınacak olursa bu pandemi günlerinde hiçbir aile hekimliği çalışanının performans cezası almaması ve hakediş kesintisine maruz bırakılmaması için pandemi sonlanana ve halkın salgın korkusu bitene dek tüm izlemlerin ertelenmesini ve Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği Madde18 ve Madde 19.’un pandemi süresince uygulamadan kaldırılmasını talep ediyoruz. AHESEN Yönetim Kurulu
İçeriği İncele

428
ASM’lerimiz İçin Görseller
Yoğun önlemlerin alındığı bu olağanüstü günlerde, aile sağlığı merkezlerimizde kullanabileceğimiz görseller bu haberde yer almaktadır. Resimlerin üzerine tıklayarak büyütebilir, farklı kaydet diyerek büyük hallerine ulaşabilir, merkezinizde kullanabilirsiniz.
İçeriği İncele

429
SAĞLIK BAKANLIĞINDAN TALEBİMİZDİR
COVİD-19 salgını başladığı andan itibaren halkı ve sağlık çalışanlarını korumak adına önermelerde bulunduk. Bulaşdan korunma yollarını geniş kitlelere iletmek adına çalışmalarda yaptık . Ancak ülkemizde de vakalar görülmeye başladı. Bu süreçte hastalık ve bulaş ile ilgili mücadelede en önemli kriter sağlık çalışanlarının korunmasıdır. Virüs ile mücadelede fedakar ve cansiparane görev yapan sağlık çalışanlarına koruyucu ekipmanlar ,bakanlık tarafından tedarik edilip, ivedilikle kullanımlarına sunulmalıdır. Konuya dikkat çekmek ve gereğinin yapılması için sağlık bakanlığına talep yazımızı ilettik . Tüm sağlık çalışanlarınında konuya dikkat çekmek ve süreci hızlandırmak adına, bireysel olarak talep de bulunmaya davet ediyoruz. COVİD-19-TALEP-1.docx
İçeriği İncele

430
PASAPORTA RAPOR VERMEYECEĞİZ & CORONA VİRÜS İLE SAVAŞACAĞIZ…
COVİD 19 salgını ile ilgili konuşan Sayın sağlık bakanı ‘’ Rapor almak için pasaport yeterli” açıklamasını yapmıştır. Sayın Bakan bizler Pasaporta rapor veren hekimlerden olmayacağız. Hekimlik kana atını siz dahil hiçbir yetkiliye veya güce yok saydır mayacağız. Bu minvalde gönderdiğiniz resmi yazıyı yok sayıyoruz.. 1-İlgili yazınız ve söyleminiz Tıbbı Deontoloji Nizamnamesinin 16 maddesinde yer alan ‘’Tabip ve diş tabibi bir kimsenin sıhhi durumu hakkında, ilmi metodları tatbik suretiyle bizzat yaptığı muayene neticesinde edindiği vicdani ve fenni kanata ve şahsi müşahedesine göre rapor verir.’’ Hükmü ile bağdaşmamaktadır. 2- İlgili yazınız ve söyleminiz yine 1593 sayılı kanunun 76. maddesindeki ‘’Etrafında bulunanlara sari ve salgın hastalıklardan birini nakle vasıta olduğu muhakkak olan kimseler muvakkaten ve bu zail oluncaya kadar meslek san’atlarının icrasından hıfzıssıhha meclisleri karariyle men olunur.’’ Hükmü ile bağdaşmamaktadır. Bu hüküm ortada iken ve alınacak bir kararla bakanlık veya hıfzıssıhha kurullarınca anılan ülkelerden seyahat öyküsü olanlara evde istirahat kararı alma yetkileri var iken olası vakaların 14 gün istirahat için sağlam çocuk ve kişilerin olduğu ortama iki kez girmelerinin bir parçası olmayacağız . 3-İlgili yazınızda belirttiğiniz gibi ‘’gözlem altına almak ‘’ teşhisi koyup pasaporta rapor vererek insanları gözleme almadan evde istirahat edin diyerek teşhisimize çelişmeyeceğiz. Tüm sağlık çalışanları olarak, bilimsel veriler ve tıbbı kanaatimize göre hareket ederek , başta koruyucu önlemler olmak üzere salgının ülkemizde yaşanmaması ve yaygınlaşmaması için var gücümüzle çalışacağız.
İçeriği İncele

431
COVİD-19 Hakkında Bilgilendirmemizdir
Sayın Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca’nın basın aracılığı ile, neredeyse tüm Dünyayı etkisi altına almış olan Covid-19 ile ilgili yaptığı açıklamaları, şaşkınlık ve endişe ile takip ediyoruz. Aile Sağlığı Merkezleri koruyucu hekimliğin ön planda olduğu, her gün onlarca gebeye, bebeğe, yaşlıya hizmet veren kurumlardır. Belirli ülkelerde bulunan kişilerle ilgili, 14 gün süresince karantina altında tutulmak yerine aile hekimlerine yönlendirilerek rapor düzenlenmesini istemek, hastalığın hızlıca yayılması için davetiye çıkartmaktan başka bir şey değildir. Bu kişilerin taşıyıcı veya hasta olmaları ihtimalleri doğrultusunda, kurumlarımızda bulunan hastalara ve sağlık personeline virüs bulaşına sebep olmaları ihtimalinin, Bakanımız ve danışmanları tarafından düşünülememesi mümkün değildir. Bu kişilerin izinli olarak toplumdan izole bir biçimde kuluçka süresini geçirmelerinin yolu, kişileri Aile Sağlığı Merkezlerine yönlendirmek değildir. Kişilerin kurumlarına -gerekirse öncelikli olarak online ortamda- belirtilen ülkelere girdiklerini belgelemeleri izinli sayılmaları için yeterli olmalıdır. Aile Sağlığı Merkezleri pasaport kontrol kurumları değildir. Aile hekimleri usulsüz rapor düzenleyici hekimler değildir. İstirahat raporu düzenleme şartları bellidir, yazılan herhangi bir yazı bu şartları değiştirmez. Kendi de bir hekim olan Sağlık Bakanımız acilen yapılan yanlış bilgilendirmeyi düzeltmeli ve kamuoyuna açıklamalıdır. Bakanlığımız Dünya Sağlık Örgütü’nün güncellediği duyurular uyarınca bilimin ışığından şaşmadan, karantina durumlarını belirlemeli, halkımızı olası şüphe durumunda ne yapmaları gerektiği konusunda doğru bilgilendirmelidir. Kamuoyuna saygı ile duyurulur.
İçeriği İncele

432
KESKİN ATIK KABINI KİM ALMALI?
KESKİN ATIK KUTUSU MEVZUSU Toplum Sağlığı Merkezi (TSM) ve Bağlı Birimler Yönetmeliği’nin ‘’Bulaşıcı hastalıklar, bağışıklama ve salgın kontrolü’’ başlıklı 14’üncü maddesinin (1) TSM’nin bulaşıcı hastalıklar, bağışıklama ve salgın kontrolüne ilişkin görevleri şunlardır: ç) Bölgenin aşı ve antiserum ile ilgili lojistik malzeme ihtiyacını belirlemek; müdürlük tarafından tedarik edilen aşı, ilaç, antiserum ve diğer malzemeleri usulüne uygun olarak saklamak; müdürlük ile koordineli olarak bunların, bağışıklama hizmeti veren tüm sağlık kurum ve kuruluşlarına dağıtımının yapılmasını sağlamak, Maddeden anlaşıldığı üzere aşı ile ilgili tüm malzemelerin müdürlükçe sağlanması gerektiği açıktır. Ayrıca aile sağlığı merkezinde sarf malzemelerden sayılan alkol,pamuk,enjektör,eldiven vs gibi malzemelerin zorunlu olsa da, LABORATUVAR HİZMETLERİ için kullanılacak bu sarf malzemelerin 5258 sayılı yasada müdürlük tarafından karşılanması gerektiği açıkça belirtilmektedir. Bu nedenle gerek aşılama hizmetleri gerekse laboratuar hizmetleri için kullanılan tüm malzemelerin idarece karşılanması gerektiği mezkur mevzuat hükümleri gereği aşikardır. Nitekim laboratuar hizmetleri için aile hekimlerine belirlenen ücret kotası aile hekimlerine ödenmeyip müdürlüklere aktarıldığı,bu nedenle laboratuarla ilgili tüm malzemelerin idarece temin edileceği gerek Bakanlık yazıları, gerekse de mevzuat ile açıktır. Bunun gibi aşılama hizmetleri içinde ayrı bir bütçe olması ve bu bütçenin ihale usulüyle Bakanlık tarafından yapıldığı, aşılarla ilgili ihalelerde aşı enjektörü ve keskin atık kaplarının da dahil olduğu veya dahil olması gerektiği halde,bu yapılmayarak ihale ile ilgisi olmayan cari giderden bunun karşılanmaya çalışılması abesle iştigaldır. Peki yukarıdaki Toplum Sağlığı Merkezleri ve Bağlı Birimler Yönetmeliğinde aşılama hizmetleri için müdürlükçe tedarik edilmesi gereken malzemeler nelerdir? Bu malzemeler Genişletilmiş Bağışıklama Genelgesinde yer alan aşı enjektörü,aşı ve güvenli atık kutusundan ibarettir. İlgili Genelgede aşağıda bulunan düzenlemeden de anlaşılacağı üzere keskin atık kabından ziyade güvenli atık kutusu olarak geçmektedir. Ayrıca güvenli atık kutusu yoksa idare tarafından keskin atık kabı verilmek zorundadır. Nitekim 90 yıldır dağıtılan atık kutularının şimdi dağıtılmaması düşündürücü olup iyi niyetle açıklaması mümkün değildir. Ayrıca Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinde bağışıklama hizmetleriyle ilgili Genişletilmiş Bağışıklama Programı Genelgesine atıf yapılmaktadır. İlgili Genelgede ise KESKİN ATIK KABI YERİNE GÜVENLİ ATIK KUTUSU GEÇMEKTEDİR. İşte değindiğimiz genelgede geçen ibareler; T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü Genişletilmiş Bağışıklama 13.03.2009/7941 Programı Genelgesi GENELGE 2009/17 Aşı Uygulanacak Yerin Özellikleri: Aşılama çalışmaları için bir oda “aşı odası” olarak belirlenir. Aşı odasında el yıkama ünitesi olmalıdır. Sağlık çalışanı aşılama işlemi öncesinde ve kirli malzeme ya da kanla temas durumunda ellerini yıkamalıdır. Odada kullanılmış iğneleri elinden bırakmadan ve etrafta dolaşmadan GÜVENLİ ATIK KUTUSUNA atabileceği şekilde planlama yapılmalıdır. Enjektör Güvenli Atık Kutusu Kullanılmasında Dikkat Edilecek Hususlar: – Aşı uygulanan her yerde enjektör GÜVENLİ ATIK KUTUSUNA atılmalıdır. – Enjeksiyondan hemen sonra enjektör iğnesi ayrılmadan ve kapağı kapatılmadan enjektör Güvenli Atık Kutusuna atılmalıdır, – Enjektör GÜVENLİ ATIK KUTULARININ en fazla ¾’ü doldurulmalıdır. – Enjektör GÜVENLİ ATIK KUTULARI imha edilmek üzere gönderilene kadar kuru ve güvenli bir yerde saklanmalıdır. – Enjektör GÜVENLİ ATIK KUTULARININ “Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği”ne uygun olarak imhası sağlanmalıdır. B-) AŞI UYGULAMALARINDA GENEL KURALLAR: Aşı uygulaması kadar aşılama faaliyetleri sırasında ortaya çıkan tıbbi atıkların uygun şekilde uzaklaştırılması da önemlidir. Bu nedenle aşı uygulaması yapılan her ortamda Enjektör Güvenli Atık Kutusu da kullanılmalıdır . 1) Çok dozlu aşıların sulandırılması: 2) Tek dozlu aşıların sulandırılması: Liyofilize Aşıların Sulandırılması: Sulandırma işlemi sonrası enjektör ve iğnesi ayrılmadan güvenli atık kutusuna atılmalıdır. Aşılama işlemi sonrası enjektör ve iğnesi ayrılmadan güvenli atık kutusuna atılmalıdır. 3) Tek dozlu DaBT-İPA-Hib (beşli) aşısının sulandırılması: Aşılama işlemi sonrası enjektör ve iğnesi ayrılmadan güvenli atık kutusuna atılmalıdır. H-) AŞI LOJİSTİĞİ 1) Aşıların Sevkiyatı GBP için gerekli aşı ve malzemeler sevk dönemlerinde ve düzenli aralıklarla dağıtılırlar. Aşağıda yer alan tabloda aşı depolaması yapılan ve kullanılan merkezlere ne kadar süre için aşı sevkiyatı yapılması gerektiği belirtilmektedir. Aşının depolandığı yer Sevk dönemleri Bölge deposu ve İl deposu Üç ayda bir İlçe deposu / TSM Ayda bir Sağlık Ocağı / Aile Hekimi Ayda bir Sağlık Evi Haftada bir Yukarıda izah edildiği üzere aşı ile ilgili tüm lojistik hizmetleri müdürlük tarafından sağlanmalıdır. Ayrıca Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği’nde geçen keskin atık kabı ise aşılama ve laboratuar hizmetleri haricinde hekimce uygulanan tedavide kullanılan keskin tıbbi atıklar içindir. Nitekim gerek laboratuar hizmetleri olsun gerekse de aşılama hizmetleri olsun bunlarla ilgili sarf malzeme vb lojistik tüm unsurlar idare tarafından karşılanmalıdır. Gerek Bakanlık bürokratların gerekse de müdürlüklerin sürekli aile hekimlerine maddi külfet yükleyecek yeni kararlar alması bu mesleği yapılamaz hale getirmektedir. Nitekim son zamanlarda Aile aile sağlığı merkezlerinde artan sağlıkda şiddet olayları sonrası Bakanlık’dan güvenlik görevlisi talebine cevaben aile hekimlerinin cari ödenekden güvenlik personeli tutması söylenerek sorumluluk alınmamış,absürt bir anlayışla herkes kendi güvenliğini sağlasın mentalitesi güdülmüş ancak Kamu Denetçiliği Kurumu tokat gibi bir cevap vererek güvenliğin aile hekimince değil Bakanlık’ça ücretinin verilmesi yönünde tavsiye kararı vermiştir. EVET BİRİLERİ AYNI GÖREVİ GÖRÜYOR DİYEBİLİR ANCAK MEVZUATTA YAZILI OLAN GEÇERLİDİR. NİTEKİM nasıl ki aile sağlığı merkezlerinde ATT’ler çalışabilir iken PARAMEDİKLERİN çalışamaması gibi ucube bir garabette mevzuatta ATT olması ama PARAMEDİĞİN olmaması bahanesi yürütülüyorsa aynı şekilde keskin atık kutusu değil güvenli atık kutusu genelge hükmü gereği kullanılır. Bu da Yönetmeliğimizde geçen keskin atık kabından ziyade ki aile hekimiminin kendi tedavisi esnasında kullandığı keskin tıbbi atıklar için bulundurulması gerekmektedir, bağışıklama için spesifik olan, Genelgede geçen evladır, o da güvenli atık kutusudur. Tıbbi Atık Yönetmeliği’nin 10.maddesinde keskin atıklar için karton kutu ya da plastik kaplar önerilmektedir. Bu da genelgede geçen güvenli atık kutusunun geçerliliğini göstermektedir.
İçeriği İncele

