Güncel Akış

517
AHESEN Uyarıyor!
Değerli Aile Hekimliği çalışanları, Bakanlık yetkilileri tarafından son zamanlarda yapılan açıklamalar yap-boz sisteminin olabildiğince hızla devam ettiğini göstermektedir. Aile Hekimliği uygulaması başlangıcından itibaren koruyucu sağlık hizmetleri, aile sağlığı çalışanlarının gayretleri ile belli bir noktaya gelmiştir. Ancak Bakanlığın anlık, kişiye bağlı, plansız programsız uygulamalarıyla ivme kazanmış koruyucu sağlık hizmetlerinde aksaklıklar yaşanmaktadır. Aile Hekimliği çalışanlarına rahat çalışma ortamı sunması gereken bakanlık, nöbet dayatması ve tıbbi gerekliliği olmayan uydurma sağlık raporu gibi birçok angaryalarla ve popülist söylemlerle Aile Sağlığı Merkezlerini ‘’iş görme merkezi’’ haline getirmeye çalışmıştır. Ard arda yüklenen angaryalar koruyucu sağlık hizmetlerini yapılamaz hale getirmiştir. Sağlık Bakanlığı çalışmalarında dahi aile hekimliğinin iş yükünün çok fazla olduğu sabit iken, Bakanlık pilot bölgelerde sevk zinciri uygulamasına başlamıştır. Genel olarak 3500 kayıtlı kişi ortalaması olan Aile Hekimliği birimlerine sevk zinciri uygulamasının getirilmesi uygulamayı kilitleyecek bir adımdır. Aile Hekimliği uygulamasının başladığı ilk yıllarda denenen ancak başarılı olmayan sevk zincirinin tekrar pilot bölgelerde başlaması zaman kaybıdır. Aile Hekimliği uygulamasının vazgeçilmezi olan sevk zinciri, kayıtlı kişi sayısının en fazla 2000 seviyelerine çekilmesiyle uygulanmaya geçirilmelidir. Bazı illerimizde hala 4000 seviyelerinde olan kayıtlı kişi sayıları ile sevk zinciri uygulamasına geçiş tek kelimeyle zaman ve emek savurganlığıdır. Aile Hekimliği sisteminde Ulusal bir politikanın olması ve Ulusal politikanın kişilerden bağımsız olarak uygulanması zaruridir. Aile Hekimliği çalışanlarına zorunlu nöbet dayatması yüzünden iki sene kaybedilmiştir. Yine bir Bakan değişimiyle, yine dayatmacı bürokratların ısrarı ile Aile Sağlığı Merkezleri’nde nöbet dayatması gündeme getirilmiştir. Ancak denenen ve başarılı olamayan nöbet uygulaması ısrarının bir anlamının olmadığını yeni Sayın Bakan da anlayacaktır. Bakanlık yetkililerinin yapacakları işlem çok basittir. Denenmiş başarılı olamayan uygulamalardan ivedilikle vaz geçip, bir an önce önermelerimizi yürürlüğe koymaktır. 1- 2006 yılından beri Aile Hekimliği çalışanlarının hak edişlerindeki % 15- 25 sevilerindeki, cari giderlerdeki % 25-35 bandında mutabık kalınan maddi kayıp bir an önce telafi edilmelidir. 2- Kayıtlı kişi sayısı, herhangi bir performans kriterine bağlı olmaksızın ve ücretlendirmede kayıp olmaksızın 2500 seviyelerinin altına çekilmeli akabinde yine pilot illerden başlayarak, aşamalı olarak sevk zincir hayata geçirilmelidir. 3- Modern Tıp anlayışına bağlı kalarak, kişinin sağlık için yapacağı sporlarda beyanının yeterli olduğu gerçeğinden yola çıkarak, her isteyen kurumun uydurma sebeplerle kişileri sağlık raporuna yönlendirmesinin önüne geçilmelidir. 4- Sağlıkta şiddet yasasının bir an evvel çıkarılarak aile sağlığı çalışanlarının güvenli bir ortamda hizmetlerini sürdürülmesi sağlanmalıdır. 5- Koruyucu hekimlik uygulamalarında, hizmet alanlara mutlaka sorumluluklar verilmeli ve bu sorumlulukları yasalarla güvence altına alınmalıdır. AHESEN Yönetim Kurulu Adına Dr. Gürsel Özer Genel Başkan
İçeriği İncele

518
AHESEN DENİZLİ’DE…DAHED’E TEŞEKKÜRLER…
22 -25 mart tarihleri arasında Denizli Aile hekimleri Derneği tarafından gerçekleştirilen Ulusal Denizli Aile Hekimliği kongresine sendikamız destek veren kuruluşlar arasında yer alarak katılmıştır. Denizli Aile Hekimleri Derneği tarafından ilk defa düzenlenen kongre özenle seçilmiş bilimsel programı ve dolu salonları ile ilk organizasyonunda prestijli kongreler düzeyini yakalamıştır. Gerek sosyal gerekse bilimsel yönü ile dolu dolu bir kongre gerçekleştiren Denizli Yönetim Kurulunu ve Kongre Düzenleme Kurulunu başarılı çalışmalarından dolayı tebrik ediyoruz. Denizli’de gerçekleştirdiğimiz Yönetim Kurulu toplantımızı yapmamızda bize destek sağlayan Denizli Aile Hekimleri Derneği yönetim kuruluna ; Genel Başkanımız ve Yönetim Kurulu üyelerimiz ile ziyaret ettiğimiz Pamukkale Asm , Karayolları Asm , Akköy Asm , Kınıklı Asm, Şifabul Asm, Bağbaşı Asm ‘de çalışan ve sendikamıza sıcak ilgi gösteren meslekdaşlarımıza misafirperliklerinden dolayı teşekkür ediyoruz. AHESEN Yönetim Kurulu
İçeriği İncele

519
Büyüyor ve Kurumsallaşıyoruz
Çok yeni kurulan bir sendika olmamıza rağmen, çok kısa bir sürede, sendikamız hem sayısal anlamda büyüyor ve etkisini her alanda göstermeye devam ediyor. Gerek yerelde, gerekse Bakanlık düzeyinde, kurumsal ilişkilerimiz devam ederken, aynı zamanda ulusal basında da, aile hekimliği ile ilgili konularda, sendikamız, bilgisine, görüşlerine başvurulan konumunu sürdürmeye devam ediyor. İLGİLİ İÇERİKLER AİLE HEKİMLİĞİ DEĞERLENDİRME ÇALIŞTAYI AHESEN ÇANAKKALE GÖRÜŞMELERİ 14 MART CNN TÜRK HABER BÜLTENİ
İçeriği İncele

520
Onurlu Mesleğin Onur Günü
14 Mart’ı Tıp Bayramı haline getiren muhteşem bir mücadeledir. ’14 Mart’lar tıbbiyelinin emperyalizme karşı verdiği destansı mücadelenin yıldönümüdür. “14 MART… BAYRAMIMIZ… Yine meslek bayramımızın coşkusu var içimizde… Mesleğimizi yaparken yaşadığımız onca sıkıntıyı bir günlüğüne de olsa unutuyor,yorgunluğumuzu bir kenara bırakıyor,sağlık camiasının bu en önemli gününün coşkusunu hep birlikte yaşıyoruz. Çünkü biz tıpçılar biliyoruz ki, 14 Mart alelade bir bayram değil. 14 Mart sadece eğlendiğimiz bir gün değil… 14 Mart, tarihimize ve meslek büyüklerimize bir saygı duruşudur.Meslektaşlarımızın 99 yıl önce emperyalizme karşı verdiği mücadelenin bir nişanı aynı zamanda… Bir övünç günü bizler için… Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi;geçmişini bilmeyen geleceğine yön veremez.Bu bilinçle her tıp fakültesi öğrencisinin henüz okul sıralarında zihinlerine kazınır, 14 Mart’ın önemi… Emperyalizme karşı kazanılan bir mücadelenin tarihidir. 14 Mart , sömürenlere karşı zaferimizdir. Tıp Bayramı’dır. Bayramımızdır. Tıp bayramının başlangıcı, o karanlık günlere, ülkemizin düşman işgaline girdiği yıllara dayanır. İstanbul 13 Kasım 1918’de işgal edilir. İngilizler kısa süre sonra Tıbbiye’yi de işgal etmek ister ancak öğrenciler direnir. Bugün olduğu ve bundan sonraki yıllarda da olacağı gibi o dönemde de tıbbiyeliler direniş ruhuyla yoğrulmuşlardır. Birinci Dünya Savaşı boyunca bir çok cephede savaşan tıbbiyeliler çok sayıda şehit vermiştir. Öyle ki bazı yıllarda şehit vermekten mezun veremez hale gelmiştir tıbbiye. 3 Şubat 1919’a gelindiğinde İngilizler, Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane’yi karargah yapmak için işgal etmiş, eğitimi de durdurmaya çalışmışlardır. Dekan Akil Muhtar (Özden)’ın çabalarıyla, 4 Fransız hekim eğitim kadrosuna alınır ve öğrenci sayısı 30 ile sınırlandırılarak eğitime devam edilmesine izin verilir. Üniformaları, karyolaları ellerinden alınan, yokluk, yoksulluk içinde eğitimlerine devam eden tıbbiyeliler mücadelelerini bırakmaz. Öğrenciler okullarını kurtarmak, en çok da işgal güçlerine karşı ayaklanmak isterler ve Tıphane-i Amire ve Cerrahhane adıyla 14 Mart 1827’de eğitime başlamış olan tıbbiyenin, o güne dek hiç yapılmayan kuruluş yıldönümü kutlamasını düzenleyeceklerini bildiriler. Okulun iki kulesi arasına büyük bir Türk Bayrağı asılır ve öğrenciler büyük salonda toplantıya çağrılır. İngilizler birçok öğrenciyi tutuklar ama direnişi bastırmayı başaramazlar.Bu toplantı, tıbbiyelilerin emperyalist güçlere karşı direnişinin başlangıcı olur ve bu destansı mücadelenin yıldönümüdür. Bayramdır… Ve 99 yıl sonra bugün… Tıbbiyelilerin mücadelesi sürmektedir. En büyük mücadele toplum sağlığını korumak üzerine verilmektedir. Bu mücadele, sadece hastalıklara karşı tedbirler alınmasıyla sınırlı değildir. Atamızın dediği gibi dahili ve harici bedhahlarımıza karşı da büyük bir mücadele verilmektedir. Ticari kaygılar nedeniyle verdiği yemini unutmuş doktorlar, son yıllarda sayıları gittikçe çoğalan, sosyal medyanın da etkisiyle etki alanlarını arttıran sözde uzmanlar, yalan yanlış açıklamalarla birey ve toplum sağlığını tehdit etmektedir. Bizler, insan hayatını kurtarmaya yemin etmiş tıbbiyeliler, dün olduğu gibi bugün de yanlışlara, şarlatanlara, doktorculuk oynayanlara karşı halkımızı koruma gayreti içindeyiz. Bilimin hurafelere karşı mücadelesidir bu… Bu mücadele kapsamında, aşılamanın ne denli önemli olduğunu anlatmayı sürdüreceğiz.Mücadelemizi sürdüreceğiz ki ülkemizde ve yakın coğrafyamızda terör yolu ile işgal hevesinde olanlar,tanıdık oldukları akıbetlerini yine yaşasınlar… Mücadelemizi sürdüreceğiz ki, anne-bebek ölümleri azalmaya devam etsin. Sürdüreceğiz ki, bir zamanlar canlar alan, sürdürdüğümüz kararlı aşı uygulamalarıyla bugün artık ölümcül olmaktan çıkmış olan, kızamık, difteri gibi hastalıklar yeniden hortlamasın; çocuklarımızı, halkımızı, ülkemizi tehdit etmesin. Mücadelemizi sürdüreceğiz ki aşılama yolu ile çiçek hastalığı gibi yer yüzünden silinen , çocuk felci gibi ülkemizden silinen ,kızmakta olduğu gibi ülkemizden silinmek üzere olan hastalıklara yeni başarılar eklensin… Mücadelemizi sürdüreceğiz ki, her evden sağlıklı, mutlu çocukların, ebeveynlerin kahkahaları yükselsin… 99 yıl sonra bugün.. Çok önemli bir mücadelemiz daha var. Bu kez düşman, toplumumuzu sarmalayan öfke… Tıbbiyeliler, hasta ve hasta yakınlarının sözlü ve fiziki saldırısına uğruyor, tartaklanıyor, yaralanıyor, öldürülüyor. Bu şiddeti kabul etmiyoruz. Bu şiddeti hak etmiyoruz. Bir kez daha haykırıyoruz: “Sağlıkta Şiddet Yasası Çıkarılsın!” Bugün 14 Mart… Onurlu mesleğin onur günü… Günümüz kutlu olsun…” Dr.Gürsel ÖZER AHESEN Genel Başkanı
İçeriği İncele

521
AHESEN,AİLE HEKİMLİĞİ ÇALIŞANLARI İÇİN DİYALOGLARINI SÜRDÜRÜYOR…
Sonuna kadar diyalog ilkemiz gereği,Aile Hekimliğinin bu gününü şekillendirmek ve geleceğini kurgulamak adına Bakanlık Çalıştayı sonrası iller düzeyinde de AHESEN kurumsal olarak yerel yöneticilerimiz ile sorunları çözmek ve sendikamızın görüşlerini aktarmak üzere görüşmelere devam ediyor. Çanakkale İl Sağlık Müdürümüz Dr.Ali Taşçı’nın daveti ile AHESEN olarak YK üyemiz Dr.Yavuz Erden,Örgütlenme Komisyonu üyemiz ASÇ Yasemin Damar ve üyemiz Dr.Özgül Su Öztürk’ün ve Aile Hekimi arkadaşlarımızın katılımı ile gerçekleşen toplantıda: 1-Bir önceki toplantıda konuşulan tek birimli asmlerde görev yapan ASÇ ve AH lerinin izin mağduriyetlerini gidermek amacı ile ilçe merkezlerindeki birimlere vekalet bırakabilmesi için AHESEN olarak ilgili asmler,mesafeleri ve hasta akışı açısından değerlendirilip,hazırlayacağımız rapor doğrultusunda uygulanmasına karar verildi. 2-Haftada 2 gün verilen laboratuvar hizmetleri için kan alımı yapılan ilçelerde yaşanan sorunun müdürlüğümüzce araç sefer sayısı her güne çıkarılarak çözümlenmesi sağlanacaktır. 3-14 Mart Tıp Bayramı vesilesiyle yapılacak olan çelenk sunma ve 14 Mart Törenlerine AHESEN kurumsal olarak davet edilmiştir. 4-Çanakkale İSM tarafından,Bakanlık ve İl Sağlık Müdürlerinin de davet edileceği ‘’14-18 mayıs tarihleri arasında ilki düzenlenecek olan , Çanakkale Savaşları Şehit Tıbbiyelileri Anma Haftası’’ organizasyonuna AHESEN Yönetim Kurulumuz davet edilmiştir.Ayrıca bu anlamlı günün tüm Türkiye’de her yıl kutlanması için yapılacak organizasyonda AHESEN olarak aktif olarak yer alacağız. 5-İSM AH birimi yöneticileri ve bugün toplantıya katılan üyelerimiz ile ortak whatsApp grubu kurulmasına ve sorunlar karşısında çözüm odaklı koordineli çalışılmasına karar verilmiştir. AHESEN Örgütlenme Genel Sekreteri Dr.Yavuz ERDEN
İçeriği İncele

522
Aile Hekimliği Değerlendirme Çalıştayı Notları
Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından, 3-4 Mart tarihleri arasında Ankara Kızılcahamam’da düzenlenen “Aile Hekimliği Değerlendirme Çalıştay”ına AHESEN kurumsal olarak davet edilmiştir. Çalıştaya sendikamız adına Genel Başkanımız Dr. Gürsel Özer katılmıştır. Sivil toplum kuruluşları, sahada çalışan aile hekimleri, aile sağlığı çalışanları, bürokratlar ve akademisyenlerin katılımcı olduğu çalışmada, aynı konu başlıklarına her grup kendi bakış açılarını ve görüşlerini sunmuşlardır. Sendika olarak; aile hekimliği çalışanlarının hak edişlerinde de cari ödemelerde yıllar içerisinde % 25-40 bandında kayıpların yaşandığını bu ivmeye devam edecek kayıplarla sistemden kaçışların olacağını, yıllık izinlerle ilgili belirsizliğin bir an önce kanun ile düzenlenmesi gerektiğini, kanun taslağının uygulamaya başladığımız yıllardaki izin sürelerini içermesini ve tek hekimli birimlerden başlamak üzere ücretli izin hakkını içermesini, koruyucu sağlık hizmetlerinin daha efektif sunulması için kayıtlı kişilerde sorumluluk verilmesi ve randevu sistemine geçilmesini, gruplandırmanın kaldırılması ve puantaj sistemine geçilmesini, mevcut ceza puanlarının kaldırılarak hizmet sunumu temel bazlı ve kanunla düzenlenecek disiplin sistemi getirilmesi gibi önerilerimizi sunduk. Hasta memnuniyetlerinin %90’lar seviyesine geldiği aile hekimliği uygulamasında, çalışanların memnuniyet oranlarının düşmeye başladığını, sadece hizmet sunulanların memnuniyeti ile sistemin idame edemeyeceğini, çalışan memnuniyeti için sahanın dolayısı ile aile hekimliği alanında faaliyet gösteren STK’ların önermelerini dikkate alınıp uygulanması gerektiğini ve bu durumda AHESEN olarak her türlü çalışmaya destek sunacağımızı bildirdik.
İçeriği İncele

523
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü
İçeriği İncele

524
AHESEN Ulusal Basında
Sendikamız Genel Başkanı Dr. Gürsel Özer, okullardan istenen sağlık raporları hakkında açıklamaları ile, ulusal basında, çeşitli haber bültenlerinde yer aldı.
İçeriği İncele

525
Komisyonlara Katılım Hakkında Duyuru
Değerli üyelerimiz, Kurumsallaşma çalışmalarımız gereğince, Yönetim Kurulu olarak komisyon yönergelerimizi oluşturduk. Daha aktif ve daha üretken olmak için, komisyonlarımızın bir an önce çalışmaya başlaması elzemdir. Sendikamız için üretmek isteyen üyelerimizin komisyonda yer alması gücümüze güç katacak ve çalışmalarımıza ivme kazandıracaktır. Bu bağlamda, komisyonlarda bizimle birlikte üretmek ve sendikamız çalışmalarına doğrudan destek vermek isteyen üyelerimizi komisyonlarda yer almaya davet ediyoruz. Komisyonlarda yer almak için, başvurular ilgili komisyon başkanlığının mail adresine yapılacak ve başvuru sayısı, komisyon yeter sayısının üzerine çıktığında, başvuru sırasına göre komisyonlar oluşturulacaktır. Başvurularınız için mail adresleri: HUKUK VE MEVZUAT KOMİSYONU : ali.kome@ahesen.org.tr TEŞKİLATLANMA KOMİSYONU : yavuz.erden@ahesen.org.tr EĞİTİM VE ARAŞTIRMA KOMİSYONU : oktay.altun@ahesen.org.tr SOSYAL – DIŞ İLİŞKİLER VE BASIN YAYIN KOMİSYONU : hulya.ucak@ahesen.org.tr
İçeriği İncele

526
Çıplak Gözle DNA Analizi Angaryasına BİMER Metni
19/10 2017 tarihinde kabul edilen Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7039 sayılı Kanun 03/11/2017 tarihli ve 30229 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. İlgili kanunun beşinci maddesinin 4. Bendi ile 5490 sayılı Kanunun 15 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. (4) Sağlık personelinin takibi dışında doğan çocukların doğum bildirimi nüfus müdürlüklerine sözlü beyanla yapılır. Her sözlü beyanda mülki idare amirinin emri ile aile hekimlerince beyanların doğruluğunun araştırılması zorunludur. Bu değişim sonrasında aile hekimliği çalışanlarından araştırma yapması, doğumun o anneden olduğunu bebeğin o kişinin doğurduğu bebek olduğunu tespit etmesi beklenmektedir. Sağlık çalışanının görmediği, doğum sırasında eşlik etmediği bir durumda bir bebeğin o anne tarafından dünyaya getirildiği ancak DNA testi sonucuna göre tespit edileceği ortadadır. Bunun dışında bir durum hukuki ya da bilimsel değildir. Kişilerin beyanını yeterli görmeyip sağlık çalışanının tesbitini isteyen bir mevzuat doğumu yaptırmayan sağlık çalışanına baskı ve hatta şiddete maruz kalma olasılığı ile karşı karşıya bırakacaktır. Yukarıda belirttiğim gerekçeler doğrultusunda sağlık personeli olmaksızın yapılan doğumlarda kişilerin beyanının yeterli görülmesi ve yanlış ve altadıcı beyanların tesbiti halinde ilgiliye hukuki yaptırımları içeren bir mevzuat yürürlüğe konulmalıdır.
İçeriği İncele

527
Yine Bir Cisim Yaklaşıyor…
Aile Hekimliği uygulamasına , koruyucu hekimlik çalışmalarına hız vermek üzere 2007 yılında pilot uygulama ile start verilmiştir. Yıllar içerisinde bağışıklama ve Gebe çocuk izlemlerinde mesafe kat edilmesine rağmen ; diğer koruyucu hekimlik uygulamalarında beklenen gelişim sağlanamamıştır. Yönetenlerin popülist yaklaşımları ve iş bilmez uygulamaları ile tedavi edici hekimlik ön plana çıkarılmaya başlanmış, ard arda getirilen angaryalarla ve günübirlik yaklaşımlarla sistem özünden uzaklaştırılmıştır. İdare aile hekimlerine koruyucu hekimlik uygulaması için rahat ortam sağlamak yerine, Aile Sağlığı Merkezlerini iş görme merkezi haline getirmeye çalışmışlardır. Bakanlığımızın bu yaklaşımı diğer kurumlara da cesaret vermiştir. Her kurum, kuruluş ve hatta özel sektör uydurma sağlık raporları için Aile hekimlerini adres göstermiştir. Bu anlayış çığırından çıkarak vatandaşın alacağı şifrelerin bile Aile hekiminden alınmasına kadar gitmiştir. Bakanlığın bu anlayışı, diğer kurum ve kuruluşların aynı anlayışa iştirakı ile, içinden çıkamadıkları her konuyu ve sorumluluğu aile hekimlerine yüklemek gelenek halini almıştır. Bu anlayışın en son örneği de 7039 sayılı kanunla İçişleri Bakanlığının Aile hekimlerine yıkmaya çalıştığı hafiyelik falcılık görevidir. 19/10 2017 tarihinde kabul edilen Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7039 sayılı Kanun 03/11/2017 tarihli ve 30229 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. İlgili kanunun beşinci maddesinin 4. Bendi ile 5490 sayılı Kanunun 15 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. (4) Sağlık personelinin takibi dışında doğan çocukların doğum bildirimi nüfus müdürlüklerine sözlü beyanla yapılır. Her sözlü beyanda mülki idare amirinin emri ile aile hekimlerince beyanların doğruluğunun araştırılması zorunludur. İlgili kanunun uygulamasına yönelik olarak İçişleri Bakanlığının 11/12/2017 tarih ve 2017/2 sayılı Genelgesi yayımlanmıştır. Genelgenin 2. Maddesi ‘Sağlık kuruluşlarında veya sağlık personeli nezaretinde gerçekleşmeyen doğumların bildirimi nüfus müdürlüğüne sözlü beyanla yapılabilecektir. Ancak sözlü beyanların doğruluğunun mülki idare amirinin emri ile araştırılması zorunlu olduğundan, yapılan araştırma sonuçlanıncaya kadar bu bildirimler aile kütüğüne tescil edilmeyecektir. Sözlü beyan ile yapılacak doğum bildirimlerinde; nüfus müdürlükleri, aile hekimleri ve sağlık kuruluşlarınca yapılacak işlemler ile sözlü beyanların doğruluğunun araştırılmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlığımız ve Sağlık Bakanlığınca müştereken belirlenecektir. Çalışmalar sonuçlandığında belirlenen usul ve esaslar en kısa sürede bildirilecektir. Diğer taraftan, doğum bildiriminin doğumun gerçekleştiği sağlık birimine de yapılabilmesine ilişkin teknik alt yapı çalışmaları sürdürülmekte olup, uygulamaya ilişkin açıklama ayrıca gönderilecektir.’ Şeklinde olup uygulama için İçişleri bakanlığı ile sağlık bakanlığı ile birlikte usul ve esasların belirleneceğini bildirmişlerdir. Şimdi söz sağlık bakanlığındadır. Sağlık bakanlığı tıbbı gereklilik ve bilimsel bakış açısı sergilemek durumundadır. Yapılacak işlem çok nettir. Hiçbir kişi kendi yaptırmadığı doğum için beyanatta bulunamaz bulunmamalıdır. Hekim gözetiminde olmayan doğumların doğruluğunun araştırılması için tek geçerli olan DNA testleridir. Aksi yaklaşımlar bilimsellikten uzak ve hekimi etik dışı davranmaya iten zorlamalardır. Sağlık bakanlığından bekletenimiz bilimsel duruşu temel ilke edinmesidir. Dr.Gürsel ÖZER AHESEN Genel Başkanı
İçeriği İncele

528
Artık Kaybedecek Bir An Bile Yok!
Değerli meslektaşlarımız ve basın mensupları; Engel olunamayan şekilde son zamanlarda sağlık alanında şiddet olayları katlanarak artmaktadır. Ülkenin her yerinden her gün onlarca şiddet haberi gelmektedir. Bunun son halkası, 24.01.2018 tarihinde gerçekleşmiştir. İstanbul Pendik ilçesinde bir Aile Hekimi, poliklinik hizmeti verirken kendisine kayıtlı olmayan bir kişinin yakını tarafından darp edilmiştir. Bu kişi hasta yanında olmadığı halde kişiyi görmeden usulsüzce ilaçlarının yazılmasını istemiş. Kişi; bu hukuk dışı talebi Aile Hekimi tarafından red edilince sözlü ve fiziksel şiddet uygulamıştır. Öncelikle meslektaşımıza acil şifalar diliyor ve bundan sonraki süreçlerde de destek olacağımızı bildirmek istiyoruz. Saldırganın en kısa sürede hak ettiği en ağır cezaya çarptırılması için sürecin takipçisi olacağız. Bizler, aile hekimliği çalışanları, bürokrasinin tüm boşluklarının yama yönetmeliklerle tarafımıza yüklenmeye çalışılması, başvuranlarca usulsüzce rapor ve ilaç yazımı talep edilmesi, aşılama ve izlem gibi uygulamaların sadece sağlık çalışanın sorumluluğuna verilip ailelere hiç bir yaptırım olmaması gibi nedenlerle sürekli halkımız ile karşı karşıya gelmekte gerek fiziksel gerekse sözel şiddet riski ile yaşamaktayız. Sağlıkta şiddet öylesine dayanılmaz hale gelmiştir ki, artık çalışanlar, can güvenliklerinin olmadığının farkında olarak her gün iş yerine gitmekte, endişenin yüksek, motivasyonun yok olduğu bu ortamlarda çalışmaktadırlar. Bu da sonuçta halkın sağlık alımına olumsuz olarak yansımaktadır. Yasa yapıcıları, sağlık çalışanlarına yönelik, giderek artan şiddet ile ilgili gerekli yasal tedbirleri hızla almaya davet ediyoruz. Derhal caydırıcı,ertelenmeyen ve uygulanabilir cezaları içeren SAĞLIKTA ŞİDDET YASASI‘nın çıkarılmasını talep ediyoruz. Artık kaybedecek bir an bile yok! AHESEN olarak sağlıkta şiddet başta olmak üzere, aile hekimliği çalışanlarının her sorununda yanlarında olarak başta hukuki olmak üzere her türlü desteği vermek, seslerini duyurmak, sorunlarını çözmek için mücadele edeceğimize söz veriyoruz. Sağlıkta ve hayatın her alanında şiddetin olmadığı günler görmek dileğiyle saygılar sunuyoruz.
İçeriği İncele

